En sık sorulan psikolojik sorular

Türkiye genelinde bize sorulan psikolojik sorulardan en dikkat çekici olanları bu bölümde sıralıyoruz. Bu bölümde listelenen sorular içerisinde gizlilik politikamız gereğince müşterilerin adı ve soyadı bulunmamaktadır. 

Psikoloji Sorusu – 1

16 aylık oğlum hiç birşeyden memnun olmuyor ve özellikle son bir aydır istediği olmadığında ya diliyle ya parmağı ile kendini kusturmaya çalışıyor, çığlık atarak ağlıyor, boğazı ağrıyana kadar bağırıp oksürüyor ve kusuyor. Kendisinin alerjik problemleri var. Bir de katı ciğnemiyor, korkuyor, panik yaşayıp öğürmeye başlıyor. Çok fazla evden dışarı çıkarmam çünkü markete bile gitsek ertesi gün hastalanıyor değişik mekanlar kalabalık alerjisini tetikliyor.

Son bir haftadır çok huysuz, geceleri ağlayarak uyanıyor ve üstündeki battaniyeyi atıyor. Sırtını ovalayarak uyutuyoruz üstünü örttüğümüz an çığlığı basıyor. Birşey istiyor veriyorum, kusturmaya çalışıyor kendini vermiyorum yine aynı sebep gerekmiyor mesela bu sabah kalktı gözünü açtı oturdu yatakta gözümün içine baktı kusmaya çalıştı ben ya da bir başkası farketmiyor.yemek her daim eziyet bize saatlerce birer kaşık şeklinde bitiriyorz yada sütü 5-10 kez denemede parça parça içiyor.Sinirlensin hemen yüzümüzü tırnaklıyor……

Psikoloğun Verdiği Cevap

Normal şartlarda danışanlarımıza buradan soruları yanıtlayarak yardımcı oluyoruz fakat sizin durumunuz farklı. Öncelikle vakit kaybetmeden devlet hastanesine gidiniz ve çocuğunuza denver gelişim testini yaptırınız. Sonrasında psikolog ile bu yazdiklarınızı konuşunuz ve tedaviye başlayınız. Sorunun kaynağı çok önemli sizin durumunuzda, kişilik 0-6 yaş arası oluştuğu için de süreç çok kritikdir. Gelişimine daha iyi katkıda bulunmak için tavsiyemizi dikkate alınız ve sigortanızın olması yeterli olacaktır. Geçmiş olsun, iyi günler dilerim. 

Psikoloji Sorusu – 2

2 yıl önce geçirmiş olduğum beyin ameliyatım ve onun öncesinde 3 yıllık takip süreci dahilinde epileptik atak geçirmemiş olmama rağmen doğumdan hemen sonra bir kere, 2 ay sonrasındada bir kere olmak üzere toplam 2 defa epileptik atak geçirdim.Şu an anti-epileptik ilaç kullanmaktayım. Bu atakların stresinin üstüne doğum streside eklendi. 

Şu anki durumumu aktaracak olursam:

Sürekli kendimle uğraşıyorum ve sürekli psikolojimi düşünüyorum, konuşulanları, düşündüklerimi kendi içimde tekrar ediyorum, bazen mutlu olduğumda sonrasında kötüleşeceğimi düşünerek mutluluğumu söndürüyorum. Güzel, bir tanecik oğluma baktığımda bazen başkasının oğluna bakıyor gibi oluyor ve kendimi çok kötü hissediyorum. Çoğu zaman kendimi kötü hissediyorum ancak etrafimdakiler bana garip bakmasınlar,beni gözetlemesinler diye dışarıdan iyi görünmeye çalışıyorum…

Psikoloğun Verdiği Cevap

Yaşadığınız sürecin öncelikle normal olduğunu ve geçici bir olumsuzluk oldugunu unutmayın. Bu gibi durumlarda olumsuza odaklanmak insanı her zaman daha depresif bir hale sokar. Çocuğunuz için geleceğin siz oldugunu hiç aklınızdan çıkarmayin ve kendinize odaklanmak yerine çocuğunuzla nasıl aktiviteler yapabileceğinize odaklanın. Sizin durumunuzda daha çok içsel telkin etkin rol oynar. Keendinizi olumluya odaklayınız ve sizin için yaşayınız. Bunlara kendinizi inandırınız ve bu doğrultuda yaşayıniz ve göreceksiniz her şey çok daha güzel olacaktır. Mutlu günler dileklerimle.

Psikoloji Sorusu – 3

Merhaba doktor hanım. Benim sorunumun ne onu bilmiyorum, durup durup ağlıyorum ve insanlara düşünmeden kırıcı laf söylüyorum, sonra da pişmanlıkla ağlayarak özür dilemeye çalışıyorum. Hastalık hastası oldum ve midem ağrıyor. Geçen sene gastrit asit fazlalığı çıktı endoskopide, gözlerim acıyor ve sol gözümü kapatamıyorum. Göz kuruluğu varmış. Burnumda kemik var, ameliyat olmam gerekiyormuş. Ben çok küçük yaşta 9 kere kulağımdan estetik ameliyat oldum ve artık ameliyat olmak istemiyorum. Bunlara ek olarak sivilce ilaçları da kullanıyorum. Hangi birini kullanayım, ben okuyorum hayatımda her şey normal ama içimde son bir aydır sıkıntı var ne yaptıysam geçmiyor bana yardımcı olursanız gerçekten sevinirim.

Psikoloğun Verdiği Cevap

Üst üste gelen sağlık problemleri sizi biraz yormuş, psikolojik olarak da yıpratmış. İçinizde biriken öfkeyi çevrenizdekilere yansıtıyorsunuz. Kişilerin zaman zaman sağlık problemleri olur. Önemli olan tedaviyle atlatabileceğiniz rahatsızlıklarınızın olması. Belki durum itibariyle şu an sevimsiz ve huzursuz bir dönemden geçiyor olabilirsiniz. Bunun süreçsel bir sıkıntı olduğunu düşünerek kendinizi telkin etmeye çalışın. İlgi odağınızı hastalıktan başka noktalara dağıtın. Daha çok sosyalleşmeye ve de kendinize hoşunuza giden meşguliyetler yaratmaya çalışın. Bu sayede olumsuz düşünceler ve dolayısıyla gerginliğiniz azalacaktır. 

Psikoloji Sorusu – 4

Size danışmak istediğim konu stres yönetimiyle ilgili. Okulda veya günlük ilişkilerimde herhangi bir konuda tartışmaya girdiğimde, kısa sürede öfkeleniyorum, kalbim çarpmaya başlıyor, vücudumda halsizlik hissediyorum ve düzgün cümle kuramıyorum adeta beynim duruyor. Bu konuda en büyük sıkıntıyı kız arkadaşımla tartışırken yaşıyorum. Söylememem gereken sözler çıkıyor ağzımdan. Sakin bir şekilde düşündüklerimi aktaramıyorum. Bana bu konuda tavsiyede bulunabilirseniz çok sevinirim. İyi çalışmalar.

Psikoloğun Verdiği Cevap

Stres yönetimi ve öfke kontrolü günümüzün en çok şikayet edilen konularının başında gelmektedir. Kız arkadaşınızla olan ilişkinizde sizi öfkelendiren ve strese sokan nedenleri bir kağıda yazınız ve bu konuları arkadaşınızla paylaşınız. Bu konuları net olarak konuşarak netleştiriniz, yarına bırakmayınız ve fikirlerinizi birbirinize açınız. Aranızda anlaşma yapınız ve strese, öfkeye giden konularda o anlaşmaya uyunuz; konuyu uzatmama gibi,ortamdan birinizin çıkması gibi. 

Günlük yaşantınızda ise; durumu hissettiğiniz an derin nefes kontrolü yapınız ve iç telkini kullanarak ‘sakin ol,sakin ol’ tekniğini kullanınız ve çarpıntınızın geçmesi için kendinize zaman veriniz. Daha sonra konuya tekrar odaklanınız. Burada en kritik süreç, nedenleri belirlemek ve bir çözüm yolu belirleyerek ona uymaktır. Denilenleri uyguladığınız takdirde kısa zamanda olayın çözümü konusunda mesafe alacağınızı göreceksiniz.

Psikoloji Sorusu – 5

Eşim temmuz 2012 de böbrek taşı düşürdü ve çok sancılı bir dönemdi serumlar ağrı kesiciler kullanarak çok zor zamanlar yaşadık ağrıları çok fazla olduğundan ve iş yüzünden yanında olamadığımdan dolayı ailesini yanına bursaya yolladım yirmi gün kadar kaldıktan sonra yanına gittiğimde bir farklılık vardı bana mesafeli gibiydi ve soğuk davranıyordu bu hissi yaşamak beni sarsmış ara ara tartışma yaşamaya başlamıştık sonra eve dönüşün ardında 40 gün sonrada ayak bileğinden ameliyat oldu yine bir çok ilaç kullandı ve aralarında antibiyotiklerde vardı yedi sekiz gün hastane yoğunluğu ardından bu soğukluğu artmaya başladı cinsel olarak iki ay yok gibiyiz olsada görev ifa etmiş gibi ve bu ameliyatın devamında idrar yollarında enfeksiyon sebebibden tedavi görmeye başladı piyelonefrin teşhisi konuldu güçlü antibiyotikler ve iğneler kullanmak zorunda kaldı ve sonunda tartışmalar yaşamaya başladık soğukluğunu itiraf edebildi sonunda gördüğü bir takım rüyaların etkisinde olduğundan bahsetti kendi içerimizde yaşadığımız eskiye de dair ne türlü sorun varsa artık gündeme gelmeye başladı sorunları önüme çığ gibi koyup karamsar bir ruh haline girdi bu güne geldiğimizde eşim yine bir aydır ailesinin yanında ilk defa geçen hafta psikolojik tedavi almaya başladıgını duydum benimle çok az görüşüyor ve telefonda,adeta telefonda bir yabancıyla konuşuyor gibi ve ses tonunda şefkatten eser yok gibi sanki dört yıldır evli olan biz değilmişiz gibi, biz beraber ailemle kalıyorduk ve annemle birlikte abimi kaybettikten sonra eşim babamla geçinememeye başladı.eşim benim teyzemin kızı olur ne yapmam gerekir onu bilmiyorum bana zaman ver diyor ama o karamsarlığı beni çökertmiş durumda bu sorunların bir telefisi yada psikolog desteğiyle aşılabilirmi onu bilmiyorum beni çok sevdiğini ancak cinsel olarak istemediğini söylüyor ne olucak bimiyorum..

Psikoloğun Verdiği Cevap

Öncelikle eşinizin psikolojik destek alması kendisi ve ilişkiniz için çok faydalı olacaktır. Eşinizin üst üste yaşadığı birtakım sağlık problemleri onda dönemsel olarak hasta psikolojisi dediğimiz mutsuzluk,yorgunluk, isteksizlik, karamsarlık gibi durumlar yaratmış olabilir. Sizi sevdiğini söylüyorsa cinsel isteksizliğin tedavisi mümkündür. Bu konuyla ilgili hem psikologtan hem de ürologtan yardım alabilirsiniz. Ancak öncelikli yapmanız gereken karşılıklı sağlıklı bir iletişim kurup ilişkiniz hakkında bir değerlendirme yapmanız olacaktır. Eşinizin bu aralar fazla üstüne gitmemenizi öneririm. Özellikle yardım alıyorsa ona biraz zaman tanıyın. Ona onu sevdiğinizi ve onunla ilgilendiğinizi hissettirin. Sizin için hala eskisi kadar önemli olduğunu hissetmeye ihtiyacı olabilir. Onun kendini hazır hissettiği zamanda onunla bütün problemlerinizi masaya yatırıp görüşün. Birlikte bir sonuç alamassanız bir aile danışmanından çift olarak yardım almanızı öneririm. 

Psikoloji Sorusu – 6 

7 yıldır evliyim.bizim problemimiz hem fikir olamamamız .bir karar alıyoruz fakat birlikte alsak bile eşim yine bildiği ve istediği gibi hareket ediyor.uzn zamandır hep küçük fakat çok yorucu çözülemeyen problemlerimiz var.fakat birbirimizi sevdiğimiz için çok da önemsemiyorduk fakat üzerinde düşünücek olursak eşim çok hareketli çocuk gibi hiçbiryere sığamıyor.bense biraz daha sakin bir yapıya sahibim.bitmek bilmeyen bir enerjisi var anlayacağınız.fakat bunun bir sorun olucağını hiç düşünmemiştim.çünkü bunun sonucunda dikkat eksikliği;odaklanamama;karşısındakini dinlememe;hiçbirzaman sözlerini tutamama; geç kalma özelliği;ve sorumluluklarını yerine getirememe …bunun gibi daha sayabilirim.sanıyorum eşim hiperaktif.ve ben onunla nasıl geçinmem gerektiğini bilmiyorum ve onunla çok yoruluyorum neden?çünkü herşeyle benim ilgilenmem ve her türlü bütün planları benim yapmam gerekiyor. bu arada ona bir iş verdiğimde de hiç bir zaman tam anlamıyla ya da eksiksiz zamanaında yaptığını göremiyorum ve hiç te güvenemiyorum fakat güvenmeyi de çok denedim ve istedim fakat yapamadı hiçbir işi ev işleri vesaire …erkeğin evde yapması gereken işleri…hep bana kald.ı fakat bütün herşeye yansıyor ve yaşam kalitem oldukça düştü.onunla çok yoruluyorum ve ne yapmam gerektiğini inanın bilemiyorum beni biraz aydınlatırsanız çok sevinirim şimdiden çok teşekkür ediyorum sağlıklı kalın.

Psikoloğun Verdiği Cevap

Yazdıklarınız eşinizde yetişkin hiperaktivitesi olabileceğini düşündürdü. Siz de şu an tıpkı hiperaktif çocuğa sahip bireylerin durumlarını yaşıyorsunuz. Öncelikle bu konuyla ilgili eşiniz kesin tanı ve tedavi için mutlaka psikolojik destek almalıdır. Eşinize ilaç tedavisi başlanacağını düşünüyorum. Eşinizin tedavi sonrası sizi rahatsız eden tutum ve davranışları azalacaktır ve bu da evliliğinize olumlu yansıyacaktır. Yani öncelikle yapılması gereken eşinizi tedaviye ikna edebilmek. Sonrasında evliliğinizle ilgili beklentileri ve eşinizle ilgili duyduğunuz rahatsızlıkları açık ve net bir şekilde ifade edin. O da aynısını size yapsın. Karşılıklı karar alındığında uygulanmaması halinde kendinize ve eşinize yaptırımı olan cezalar koyabilirsiniz. Böylece iki taraf da kararları daha çok ciddiye alacaktır.

Psikoloji Sorusu – 7

Kızım 18 yaşını bitirdi ve 2 sene zorlu bir ünüversiteye hazırlık dönemi geçirdi ama sonundada istediği en iyi bölümü kazandı.Bir sorunumuz şehir dışında yurtta kalması,aileden ilk defa uzak olması.Tek ve çok istenilen bir çocuk olduğu için bir dediğini iki etmedik.Şimdi iki aydır çok mutsuzum ve her yanlız kalışımda ağlıyorum diyor,etrafındaki arkadaşları ve sosyal aktiviteleri bile onu memnun etmiyormuş,oyalamıyormuş,içimden hiç bir şey yapmak gelmiyor hatta eve dönüp bütün gün yatmak istiyorum diyor,ne yapacağımızı şaşırdık bize bir tavsiyede bulunursanız çok minnettar kalırız,şimdiden teşekkür ederiz,iyi günler.

Psikoloğun Verdiği Cevap

Bahsettiğiniz kadarıyla kızınız şu anda adaptasyon problemi yaşıyor. Şehir dışında okumaya başlayan birçok kız öğrenci için alışılması zor bir durumdur aileden ayrılmak. Özellikle tek çocuklar için bu süreç daha sıkıntılıdır. Maalesef ki anne babalar genellikle tek çocuk olduğunda sizin tarif ettiğiniz gibi her istediğini yaparak yetiştiriyorlar. Böyle olunca çocuk birşeyler için çaba sarfetmek zorunda kalmıyor ve giriişimci bir ruh kazanamıyor. Daha çekinik ve herşeyin kendisine gelmesini bekliyor. Tabiri caizse sudan çıkmış balığa dönüyor. Yetiştirlme tarzıyla ilgili bir durum ama şehir dışında bir üniversitede okuyacak olması ve sizden uzakta olması onun bundan sonraki gelişimine ve kendine güveninin oluşmasına önemli kazanç sağlayacaktır. Bu dönemde mümkün olduğunca onu bu durumun altından kalkabileceğini vurgulayan konuşmalar yapın. Yarıda bırakma gibi konulara girerse asla destek olmayın ve karşı çıkın. Bu bir adaptasyon sürecidir,zamanla bunalımı geçecektir. Bu şekilde hayatı ve hayatta zorlanmayı bazen tek başına idare edebilmeyi öğrenecektir. Birkaç ay sonra bu sıkıntıları geçecek ve üniversite ortamından keyif almaya başlayacaktır. Zamanla bu sıkıntıları azalmazsa okulun psikologundan psikolojik destek alması konusunda yönlendirebilirsiniz.

Psikoloji Sorusu – 8

Mehabalar, Benim problemim evliliğimle ilgili sıkıntılarım.Her ikimizde çalışan kişileriz ve 1 buçuk yaşında 1 kızımız var 3 senelik evliyiz.Sıkıntılarımıza gelince biz farklı dünyaların insanlarıyız benim sevdiğim hoşlandığım şeyleri o sevmiyor onunkileri de ben o yüzden ortak bir paydamız yok hatta hiç olmadı. Evlendiğimiz günden beri ben hiç bir zaman tam anlamıyla mutlu olamadım çünkü hep ilgisizlik düşüncesizlik.Eşim özünde çok iyi ve efendi bir çok bayanın ideal eş gözüyle bakabileceği bir insan saatinde evinden işe işten eve misali kazandığı parayı asla bensiz yemez bensiz dışarı gitmez yemeğe gitmez arkadaşlarıyla takılmaz falan falanAma eve gelir dışardan evine gelen insan evde sadece tv izler ben hiç konuşmasam benimle tek kelime konuşmadan gider yatar, ne evlilik yıl dönümü bilir ne özel bir gün, ne bana özel olduğumu hissettiriri ne de onun için güzel olduğumu. 1 ay hiç sex yapmasam neden yapmıosun die sormaz. Yaptığım yemeği beğenmez o yüzden evde onun istediği yemekler yapılırsa bizimle yemek yer yoksa iş yerinde yer gelir.defalarca karşıma alıp konuştum. iş konusunda bana destekçi olmak yerine hep bardağın kötü tarafını gösterir sevmediğim insanları sever.Görüş açılarımız çok farklı Bu yazıyı da 2 gün önce evlilik yıldönümümdü ama aklına bile gelmedi onun için yazyorum artık yoruldum 3 sene ömrüm bitti benim evliliğimin düzelmsi için ben ve eşimde neler yapabiliri bize yardımcı olursanız çok sevinicem İyi çalışmalar diler şimdi den cevaplarınız için teşekkür ediyorum.

Psikoloğun Verdiği Cevap

Merhaba; Biliyorsunuz evlilikle ilgili sorunlarda çiftlerin birlikte hareket etmesi önemlidir. Evliliğin düzelmesini sizin kadar eşiniz de istemeli ve bunun için gereken adımları atmalıdır. Tek taraflı bir çaba evlilikle ilgili problemleri düzeltmek açısından sonuçsuz kalacaktır. Öncelikle eşinizle sağlıklı bir iletişim kurabilmelisiniz. Eşinizden beklentilerinizi ve onda rahatszılık duyduğunuz noktaları açık ve net bir şekilde sansürlemeden belirtmelisiniz. Aynı şeyi eşiniz de yapmalı. Sonra aranızdaki problemleri önem sırasına koyun. Evliliğinizi en çok yıpratan ve sizde mutsuzluk yaratan durumları belirleyin. Daha sonra bunun için neler yapılabileceğini tartışın ve aranızda çözüm yolları üretin. Bir çok yöntem deneyebilirsiniz. Önemli olan iki tarafın da çaba sarfetmesi. Eşinize rahatsızlıklarınızı örneklerle anlatın. Eğer bu şekilde girişimleriniz başarısız olursa ya da sağlıklı iletişim kuramazsanız çift olarak bir aile danışmanından yardım almanızı önerebilirim.

Psikoloji Sorusu – 9

Benim oğlum 3,5 yaşında.oyunçaklarıyla çok fazla oynamıyor.ELEKTRİKLİ EV ALETLERİNE TAKMIŞ DURUMDA.ÖZELLİKLE SÜPÜRGE İLE OYNUYOR EVİ SÜPÜRMEYİ ÇOK SEVİYOR.TV GÖRDÜĞÜ HER SÜPÜRGEYİ İSTİYOR.SAATLERCE EVİ SÜPÜRÜYOR. Süpürgeyi vermeyince ağlıyor.kendini yerden yere atıyor.yemek yapmak temizlik yapmaktan zevk alıyor.

Psikoloğun Verdiği Cevap

Merhaba; Öncelikle oğlunuzda endişelenmeniz gereken bir durum olmadığını söyleyebilirm. Bu yaş grubundaki çocukların bazıları bir oyuncağı ya da bir nesneyi takıntı haline getirip sadece onunla oynamayı tercih edebilirler. sizin çocuğunuzun ilgisini de evdeki süpürge çekmiş ve onu kendine popüler oyuncak olarak seçmiştir. Bir çok kız çocuğu da sadece arabalarla ve de askerkerle oynamaktadır. Yani oyuncakların ya da oyuncak yerine konan nesnelerin bu şekilde cinsiyetleştirilmesi doğru değildir. Çocuk için onların hepsi sadece bir oyundan ve oyuncaktan ibarettir. Çocuk evde bütün gün anneyi bu işleri yaparken görüyor ve onu taklit ediyor. Sıkıntı yaratan bir durum yoktur. ama eğer rahatsızlık duyuyorsanız çocuğun babayla daha çok vakit geçirmesini sağlayıp onunla özdeşleşmesini sağlayabilirsiniz.

Psikoloji Sorusu – 10

Hocam benim sorum evliliğimle ilgili.Eşimle 1994 yılında görücü usulü ile evlendik.Eşim benden 11 yaş büyük.Kendisi hekim.ben de memurum.17 yaşında başarılı,ahlaklı bir oğlumuz var.Hocam,benim sorum eşimin geçen yıl kurban bayramı sonrasında kabanını yıkamak istedim.Ceplerini kontrol ederken, aşk şiiri ve telefon numarası buldum.Bu kağıdı okuduğumu görünce telaşla elimden kağıdı hızla alarak banyoya götürdü ve sıcak suyla okunmaz hale getirip çöpe attı.Ben açıklama yapmasını istediğimde hiçbir şey yok dedi ve bana küserek evin içinde farklı odalarda 3 ay kadar yaşadık.Konuşmaya çalıştım,kabul etmedi.Bende çocuğumuz etkilenmesin diye çok fazla üzerinde durmamaya çalıştım,çünkü çocuğumun sınav dönemiydi.Akabinde evdeki bazı eşyalarımız arızalandı ve ben yenisini alması gerektiğini söylediğimde,yeni ev yaptıracağız diyerek hiçbir şeyle ilgilenmedi ve tabii bende artık patladım.Onun evden gidip gerçekten bir aile babası ve iyi bir eş olmadan eve dönmemesini söyledim.O da o günden sonra annesinin yanına taşınarak yaşamayı tercih etti.Yaklaşık 8 ay kadar oldu ve bu süre zarfında biz hiç görüşmedik.Çocuğumla zaman zaman görüşüyor.Ama oğlumda babasından iyice soğudu.ÇÖzüm bulamıyorum.Eşimden bende iyice soğudum.Oğlumla kendime bir düzen kurduk.Ama kendimi çok yalnız hissediyorum.Ailem destek oluyor ama çok yeterli değil.Oğlum bu yıl üniversite sınavına girecek.Ona elimden geldiği kadar destek oluyorum.Üzüntümü ve yalnızlığımı belli etmemeye çalışıyorum.Ne yapacağımı bilmiyorum.Bana bir fikir verirseniz sevinirim.

Psikoloğun Verdiği Cevap

Merhaba; Yazdıklarınızdan evliliğinizle ilgili en büyük problemin iletişimsizlik olduğunu anlıyorum. Zamanında sağlıklı bir iletişim kurulamadığı için işler daha çok çıkmaza girmiş ve sanırım biraz da inatlaşmayla bu boyuta ulaşmış. Durumun belirsizliği oldukça gerginlik yaratan bir durum. Bir an önce belirsizliği ortadan kaldırmanız gerekli. Bu şekilde hem yaşam düzeni kurmak hem de sağlıklı bir psikolojiyle devam etmek kolay olamayabilir. Eşinizle iletişime geçmeli ve birbirinizden duyduğunuz rahatsızlıkları ve beklentilerinizi dile getirmelisiniz. Devam etme yönünde karar alıp bununla ilgili bazı şeyleri yola sokmada yetersiz kalırsanız birlikte aile danışmanlığı ya da çift terapisi almanızı öneririrm. İki taraf da boşanmak istiyorsa ve alınan karar bu şekilde olursa olumsuz da olsa bu da bir karardır ve şu anki belirsizlik kadar sizi yıpratmaz. Zor bir durum olsa da kişi zamanla kabullenir ve alışır. Tek başınıza yapacağınız girişimler yetersiz kalacaktır. Unutmayın aile problemi ancak aile bireyleriyle çözümlenebilir.