Diyabet ve Duygu Değişimleri

Diyabet hastası oluğunuzu öğrenmek duygularınızda da değişimlere yol açabilir. Kızgınlık, üzüntü, stres, şaşkınlık… Bunların hepsi normal. Ancak korkmayın. Çünkü zamanla geçecekler. Diyabethem fiziksel, hem de duygusal değişimlere neden oluyor. Çünkü diyabet teşhisi konduktan sonra doktorunuz yaşam tarzınızda bazı değişiklikler yapmanızı istiyor. Eskiden istediğiniz her şeyi yerken şimdi kilo vermeli, farklı bir diyet programı uygulamalı ve sürekli kan şekerinizi ölçmelisiniz. Bir de devamlı kullanılan insülin ilaçları var tabii. Bunların hepsi sağlığınızı korumak için ama bir yandan da kendinizi bazı olumsuz duyguların içinde bulmanıza neden olabilirler. Diyabette karşılaşılan duygu değişimleri ve onları atlatmanın yollarına gelin birlikte bakalım.

Diyabeti inkar etmek

Diyabet gibi ömür boyu sürecek bir hastalığınız olduğunu öğrenince bunu baştan inkar etmeniz gayet normal. “Böyle bir hastalık beni bulmaz, bir yanlışlık olmuştur.” gibi sözleri siz de söylediniz mi? Cevabınız evetse bunu geçici bir süreç olduğunu aklınızda tutun. Bir süre sonra inkar etmeyi bırakacaksınız. Bunun çabuk olmasını istiyorsanız doktorunuzdan sizi daha fazla bilgilendirmesini isteyebilirsiniz. Böylece hastalığınızı daha kolay benimsersiniz. 

Diyabet ve kafa karışıklığı

Diyabetle baş etmek de en az diğer hastalıklar kadar zor. Hangi ilaçları kullanacağınız, nelere dikkat edeceğiniz, ne yiyeceğiniz derken aklınızda tutmanız gereken bir sürü problem birikiyor. Tüm bunlara bir de modern hastane sistemleri eklenince işler daha da karışıyor. Bir doktor diğerine yönlendiriyor, o başka birine derken kafanızda bin bir tane bilgi birikiyor. Bu kafa karışıklığının zamanla geçeceğini siz de biliyorsunuz. Ama bu süreci hızlandırmak istiyorsanız hem doktorların söylediklerini bir kağıda not alabilir, hem de ilaçlar ve beslenme kurallarıyla ilgili bir tablo oluşturabilirsiniz. Hatta isterseniz kendinize bir diyabet defteri bile yapabilirsiniz. Planlı olmak kafa karışıklığınızı da yok edecektir.

Diyabet ve kızgınlık

Diyabete yakaladığını öğrenen birinin kızgınlık duyması da tıpkı diğer duygular kadar normal. Çünkü diyabet hayatınızın birçok aşamasını etkileyecek ve sizin buna kızgınlıkla yaklaşmanız doğal bir tepki. Her ne kadar doğal da olsa öfkenizi olumlu yönde değiştirmelisiniz. Örneğin enerjinizi sizi iyileştirecek şeylere harcayın, diyabetinizi nasıl en iyi şekilde yöneteceğinize odaklanın. 

Diyabet ve stres

Hayatın her aşamasında karşımıza çıkan stres konu diyabet olunca da bizi yalnız bırakmıyor. Ama stresli olursanız bir sürü olumsuzluk da sizi bekliyor. İştahsızlık, egzersiz yapmayı istememek, ilaçları aksatmak gibi durumlar da stresle birlikte geliyor. Ayrıca stres yüzünden salgılanan hormonlar bedenin diyabetle baş etmesini de zorlaştırıyor. Bu yüzden sağlığınızı korumak için stresle de baş etmenin yollarını öğrenmelisiniz. Gelin neler yapabileceğinize birlikte bakalım:

Pozitif olun. Olumsuz düşünmek en basit yol. Siz bu yolu seçmeyin. Zor zamanlarda olumlu yanından bakmak stresle baş etmenin ilk yolu.

Değiştiremeyeceğiniz şeyleri kabul edin. Diyabet sizi bir kez bulmuşsa ondan stres yaparak kurtulamayacağınızı biliyorsunuz. O halde biraz rahatlamayı deneyin. Kendinize şu soruları sorun:

Bundan 2 yıl sonra bu sorun benim için hala bu kadar önemli olacak mı?

Bunu kontrol edebilir miyim?

Değiştirebilir miyim?

Birileriyle konuşun. Siz de biliyorsunuz derdinizi birileriyle paylaşmak size çok iyi gelecek. Bir arkadaş, aileden biri veya hiç tanımadığınız bir diyabet hastası. Fark etmez. Derdinizi söyleyin, rahatlayın. 

Rahatlayın. Rahatlamak için bir sürü teknik var. Meditasyondan müziğe, yogadan nefes tekniklerine yelpaze çok geniş. Siz de kendinize en uygun olanı seçin ve stresi kontrol altına alın. 

Diyabet ve depresyon

Uzmanlara göre diyabet hastalarının depresyona girme riski yüksek. Çünkü hem diyabet gibi bir hastalıkla baş etmek kolay iş değil hem de hayat tarzındaki değişiklikler strese yol açıyor. Stres de ilerledikçe depresyonu getiriyor. Eğer siz de uzun süredir üzüntü, konsantrasyon bozukluğu, endişe, uykusuzluk, yorgunluk gibi belirtilerden şikayetçiyseniz depresyona girmiş olabilirsiniz.