Depresyon Tedavisinde Genel Yaklaşım Nedir ?

Genel olarak, ciddi depresif hastalıklarda, özellikle de tekrar edenlerde, en iyi sonucu alabilmek için psikoterapi ile birlikte antidepresan ilaçların (veya ciddi vakalarda EKT’nin) kullanılması gerekir. Eğer bir kişi majör bir Depresyon episodu geçirmişse, bu kişinin ikinci bir episod geçirme olasılığı yaklaşık %75’tir. Eğer kişi iki tane majör depresyon episodu geçirmişse, üçüncüsünü geçirme olasılığı yaklaşık %80’dir. Kişi üç tane episod geçirmişse, dördüncü bir episodun olasılığı %90-95’tir. Dolayısıyla, geçirilen ilk depresyon episodundan sonra hastanın ilacı yavaş yavaş bırakması mantıklı olabilir. Ancak ikinci ve kesinlikle üçüncü episoddan sonra çoğu klinisyen, sürekli olarak olmasa da, uzun yıllar boyunca hastanın, aldığı ilacın idame dozuna devam etmesini isteyecektir.

Depresyonun tedavisi zaman alır, bu yüzden sabırlı olmak gerekir. Bazen, hasta için en etkin olan ilacı veya ilaç kombinasyonunu bulana kadar Doktor çeşitli antidepresanları denemek zorunda kalır. Bazen de etkili olabilmesi için dozun arttırılması gerekir.

Doktor, antidepresanı seçerken hastanın yaşını, sağlık durumunu ve ilacın yan etkilerini dikkate alır. Önemli olan bir husus da, çocuklar ve ergenler için verilen antidepresan ilaçların dikkatli bir şekilde kullanılmasıdır, çünkü söz konusu tedavi uygulanırken çocukların iyileşmekten ziyade akut bir şekilde kötüye gittikleri nadir durumlar vardır.

Doktorlar genellikle, diğer antidepresan sınıflarıyla karşılaştırıldığında daha hafif yan etkileri olması sebebiyle, ilk başta SSRI’lerden birini kullanırlar. SSRI grubu ilaçların yan etkileri, düşük dozlarda başlanması ve tam tedavi edici etkiye ulaşmak için dozun kademeli olarak arttırılması youluyla daha da azaltılabilir. Altı ila sekiz hafta boyunca tam dozda kullanılmasına rağmen tadaviye yanıt vermeyen hastalarda doktorlar genelde başka bir SSRI’ye veya başka bir antidepresan sınıfına geçerler. Bir ya da iki SSRI ilacı tam dozda almasına rağmen depresyonu geçmeyen veya söz konusu ilaçları tolere edemeyen hastalar içinse doktorlar genelde başka bir antidepresan sınıfından ilaçları denemeye başlarlar. Bazı doktorlar duloksetin (Cymbalta), mirtazapin (Remeron), venlafaksin (Effexor) ve desvenlafaksin (Pristiq) gibi çift etkili antidepresanların (hem Serotonin hem norepinefrin üzerinde etkili olan) tedaviye dirençli şiddetli depresyonu olan hastaların tedavisinde etkili olabileceğini düşünmektedirler. Diğer seçenekler arasında dopamin (bir başka nörotransmiter) üzerinde etkili olan bupropion (Wellbutrin, Wellbutrin SR, Wellbutrin XL, Zyban) yer alır. Bazen doktorlar farklı sınıflara ait antidepresanları bir arada kullanabilir veya antidepresan ilacın etkisini arttırdığı düşünülen Abilify ya da Seroquel gibi tamamen farklı bir kimyasal sınıfından olan bir ilacı tedavi programına ekleyebilirler. Ayrıca, sürekli olarak yeni antidepresan türleri geliştirilmektedir ve bunlardan biri de bazı hastalar için en iyi seçenek olabilir.

Eğer depresyondaki kişi, depresyonu için birden fazla ilaç alıyorsa ya da başka bir sağlık sorunundan dolayı ilaç kullanıyorsa, hastanın tüm doktorları alınan diğer ilaçlardan haberdar edilmelidir. Bu ilaçların pek çoğu karaciğerde vücuttan atılır (metabolize edilir). Bu da, çoklu tedavilerin karaciğerin biyokimyasal temizleme sistemleriyle birbiriyle yarışır şekilde etkileşim içinde olabileceği anlamına gelir. Dolayısıyla, ilaçların kandaki seviyeleri, kullanılan dozdan beklenenden daha yüksek veya daha düşük olabilir. Bu bilgi özellikle, antikoagülan (kan sulandırıcılar), antikonvülsan (nöbet ilaçları) veya digitalis (Crystodigin) gibi kalp ilaçları alınıyorsa önemlidir. Her ne kadar çoklu ilaç kullanımı her zaman sorun yaratmasa da, hastanın tüm doktorlarının doz ayarlamasını yapabilmeleri için birbiriyle yakın iletişim halinde olmaları gerekebilir.

Hastalar sıklıkla, özellikle kendilerini iyi hissetmeye başladıklarında, ilacı çok erken bırakma eğiliminde olurlar. Hasta kendini daha erken iyi hissetse bile, doktoru ilacı kesmesini söyleyene kadar ilacı almaya devam etmelidir. Doktorlar genelde belirtilerin hafiflemesinin ardından en az altı ila 12 ay kadar antidepresan ilacı devam ettirecektir, çünkü tedavi sona erdiğinde depresyonun hemen yeniden ortaya çıkması riski, ilk depresyon episodunu geçirenlerde bahsedilen süre geçtikten sonra azalır. Bazı ilaçlar, vücudun duruma alışması için zaman vermek adına, yavaş yavaş bırakılmalıdır (aşağıda yer alan antidepresanların bırakılması kısmına bakınız). Bipolar bozukluğu ya da kronik majör depresyonu olan kişilerde, engelleyici semptomlardan kaçınmak amacıyla, ilaç kullanımı uzun yıllar boyunca hayatın bir parçası haline gelmek durumunda kalabilir.

Antidepresan ilaçlar alışkanlık yapmaz, dolayısıyla bunun için endişelenmeye gerek yoktur. Ancak, birkaç günden uzun bir süre için reçete edilen tüm ilaçlarda olduğu gibi, hastanın ilacı doğru dozda aldığından emin olmak için antidepresanlar dikkatli bir şekilde takip edilmelidir. Bu nedenle Psikiyatrist düzenli olarak dozu ve etkinliğini kontrol etmek isteyecektir.

Eğer hasta MAOI sınıfından bir ilaç alıyorsa, pek çok çeşit şarap, işlenmiş et ve peynir gibi bazı eskitilmiş, mayalanmış veya salamura hazırlanmış gıdaları tüketmemelidir. Hasta doktorundan yasaklı tüm yiyeceklerin tam bir listesini almalı ve her zaman elinin altında bulundurmalıdır. Diğer antidepresan türlerinde gıdalarla ilgili herhangi bir kısıtlama gereği yoktur. Reçetesiz satılan bazı soğuk algınlığı ve öksürük ilaçlarının MAOI’lerle birlikte alındığında sorun çıkarabileceğini unutmayın.

Hangi türde olursa olsun (reçeteli, reçetesiz veya ödünç alınan) ilaçlar hiçbir zaman psikiyatriste danışmadan karıştırılmamalıdır. İlaç yazan diş hekimi veya başka bir sağlık uzmanı, hastanın antidepresan aldığı konusunda bilgilendirilmelidir. Tek başına alındıklarında zararsız olan bazı ilaçlar, başka ilaçlarla birlikte alındığında ciddi ve tehlikeli yan etkilere yol açabilir. Bu durum aynı zamanda takviye veya bitkisel ürünler alan kişiler için de geçerli olabilir. Alkol (şarap, bira ve sert içkiler dahil), sakinleştirici, uyuşturucu (Kokain, Ekstazi) veya marihuana gibi bazı maddeler antidepresanların etkinliğini azaltır ve uzak durulması gerekir. Bu maddeler ve diğer uyuşturucular, kişinin vücudu söz konusu maddelerin etkisi altındayken veya etkisinden çıkarken, antidepresan ilaçlarla birlikte alındığında nöbet riskini arttırdığı için de tehlikeli olabilmektedir.

Diazepam (Valium), alprazolam (Xanax) ve lorazepam (Ativan) gibi anksiyete (kaygı) ilaçları antidepresan değildir, fakat zaman zaman kısa bir anksiyete dönemi için antidepresanlarla birlikte veya tek başlarına reçete edilirler. Ancak Depresif Bozukluk için tek başlarına kullanılmamalıdırlar. Ayrıca anksiyete ilaçları, antidepresan ilaçların depresyon ve anksiyete üzerinde etki göstermeye başlamasıyla, yani genellikle dört ila altı hafta içerisinde, yavaş yavaş bırakılmalıdır.

Son olarak, ilaçla ya da hastanın ilaçla ilgili olduğuna inandığı bir problemle ilgili her türlü soru için doktora danışılmalıdır.