Depresyon Nedir ?

Depresyon hakkında merak ettiğiniz herşeyi bu yazıda bulabilirsiniz. Depresyon hastalığı ve tedavisi ile ilgili bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışmayı sizlere sunuyoruz.

Depresyonun Türleri Nelerdir ?
Depresyon ve Maninin Belirtileri Neler ?
Depresyonun Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir ?
Doğum Sonrası (postpartum) Depresyon Nedir ?
Depresyon Nasıl Teşhis Edilir ?

Depresyon Hakkında Kısaca

  • Depresif Bozukluk, normal hüzün ya da kederin ötesinde olan üzüntülü, bunalımlı bir ruh halini yansıtan bir sendromdur (semptomlar grubu).
  • Depresif bozukluklar sadece olumsuz düşünce, duygu durumu ve davranışlarla değil, aynı zamanda vücut fonksiyonlarında spesifik bir takım değişikliklerle de kendini gösterir (örneğin; yeme, uyuma ve cinsel aktivite).
  • Her 10 kişiden biri hayatı boyunca bir kere depresif bozukluk yaşamakta ve her 10 vakadan birinde depresyon, intihar nedeniyle ölümcül bir hastalık olmaktadır.
  • Bazı depresyon türleri, özellikle bipolar depresyon (manik-depresif bozukluk), ailesel olarak görülür.
  • Depresyon için pek çok sosyal, psikososyal ve çevresel risk faktörü olmasına karşın, bazı türleri özellikle cinsiyetlerden birinde ya da belirli bir yaş veya etnik grupta yaygın olarak görülmektedir.
  • Depresyon Belirtileri yaş, cinsiyet ve etnik kökene bağlı olarak farklılıklar gösterebilir.
  • Depresyon ancak klinik olarak teşhis edilir; depresyona yönelik herhangi bir laboratuvar testi ya da röntgen tetkiki yoktur. Bu nedenle kendinize, arkadaşlarınızda ya da ailenizde depresyonun belirtilerini fark eder etmez hemen bir sağlık uzmanına danışmanız hayati önem taşır.
  • Uygun bir tedavinin alınmasında atılacak ilk adım, kişinin gerçekten bir depresif bozukluğunun olup olmadığının tespit edilebilmesi için tam bir fiziksel ve psikolojik değerlendirmenin yapılmasıdır.
  • Depresyon bir zayıflık değil; nedenleri, belirtileri ve tedavisi açısından biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları olan ciddi bir hastalıktır. Kişi bunu kendi kendine başından savamaz. Tedavi edilmezse, durum kötüleşir. Yetersiz tedavi edilirse, tekrar eder.
  • Depresyonda çok yardımcı olabilen, başta SSRİ’ler (Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörleri) olmak üzere, pek çok güvenli ve etkin ilaç mevcuttur.
  • Bir duygu durum bozukluğunun tam olarak iyileşebilmesi için, ister tetikleyici bir faktör olsun, ister sebepsiz ortaya çıkmış olsun, ilaçla tedavi ve/veya Elektrokonvülsif Tedavi (EKT) (elektroşok tedavisi) ve psikoterapi gereklidir.
  • Gelecekte, depresyon üzerine yapılan araştırmalar ve eğitim sayesinde, uyguladığımız tedavileri geliştirmeye devam edeceğiz, toplumun yükünü azaltacağız ve umarız ki, bu hastalığın önlenmesi konusunda ilerlemeler kaydedeceğiz.

Depresif Bozukluk Nedir ?

Depresyonla İlgili Yanlış Bilinenler Neler ?

Depresyon tedavisi ile ilgili mitler şunlardır:

  • Bu bir hastalıktan çok bir zayıflıktır.
  • Eğer bundan muzdarip olan kişi kendini yeterince zorlarsa, geçecektir.
  • Kendinizde ya da sevdiklerinizde depresyonu gözardı ederseniz, geçer.
  • Çok zeki ya da çok başarılı olanlar depresyona girmez.
  • Gelişimsel bozuklukları olanlar depresyona girmez.
  • Depresyonda olanlar “delidir”.
  • Aslında depresyon diye bir şey yoktur.
  • Çocuklar, ergenler, yaşlılar ya da erkekler depresyona girmez.
  • Depresyonun görülmediği etnik gruplar vardır.
  • Depresyon, sabiyete benzeyemez (kendini o şekilde gösteremez).
  • Birisine intihar etmeyi düşündüğünü söyleyenler sadece dikkat çekmeye çalışıyorlardır ve hele daha önce de bundan bahsetmişlerse, asla intihar etmezler.
  • Depresyonda olanlar eş zamanlı olarak başka bir ruhsal ya da tıbbi durumdan muzdarip olamazlar.
  • Psikiyatrik ilaçların hepsi bağımlılık yapar.
  • Psikiyatrik ilaçlar depresyonu tedavi etmek için hiçbir zaman gerekli değildir.
  • İlaç, depresyonun tedavisindeki tek etkili yöntemdir.
  • Çocuklarda depresyon olmaz. Çocuklara asla antidepresan ilaç verilmemelidir.

Depresyon İçin Hangi Tedaviler Mevcuttur ?

Depresyonun tedavisinde hangi ilaç kullanılırsa kullanılsın, uygulayıcılar farklı etnik grupların farklı yanıtlar verebileceğinin ve ilacın yan etkileri açısından başkalarına göre farklı risklere sahip olabileceğinin farkındadırlar.

Tedavi Seçenekleri

Antidepresan İlaçlar Ne İşe Yarıyor ?

Elektrokonvülsif Tedavi (EKT) Nedir ?

Psikoterapiler

Psikoterapinin pek çok çeşidi, bazı kısa süreli (10-20 hafta) terapiler dahil olmak üzere, depresyonda olan kişilere yardımcı olmak için etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Konuşma terapileri (psikoterapiler) hastaların, sorunlarına yönelik bir içgörü kazanmalarına ve terapistle sözlü olarak yaptıkları karşılıklı işbirliği sayesinde sorunlarını çözmelerine yardımcı olur. Davranışçı terapistler hastalara, kendi eylemleri yoluyla nasıl daha fazla tatmin duyabileceklerini ve ödüllendirilebileceklerini öğrenmelerine yardımcı olurlar. Bu terapistler aynı zamanda hastaların, depresyonlarına katkıda bulunabilecek davranış kalıplarını bırakmalarına da yardım ederler.

Kişilerarası ve bilişsel/davranışçı terapiler, araştırmalara göre depresyonun bazı türlerine iyi gelen kısa dönem psikoterapilerden ikisidir. Kişilerarası terapistler hastanın, hem depresyona neden olan, hem de depresyonu kötüleştiren dengesiz kişisel ilişkilerine odaklanırlar. Bilişsel/davranışçı terapistler ise hastaların, genellikle depresyonla ilişkili olan olumsuz düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmelerine yardımcı olurlar.

Psikodinamik terapiler de bazı durumlarda depresyonun tedavisinde uygulanır. Genellikle, hastanın çocukluk döneminden kaynaklandığı düşünülen, iç psikolojik çatışmalarını çözümlemeye odaklanılır. Şayet hastanın, olumsuz veya kendine zarar veren davranışlara başvurmak suretiyle yaşamı boyunca yetersiz baş etme yöntemlerini (uyumsuz baş etme mekanizmaları) kullanma eğilimi veya öyküsü varsa, uzun süreli psikodinamik terapiler özellikle önem arz eder.

Tedavide Alternatif Tıp Yaklaşımları

Depresyon tedavisinin geleceği çok parlaktır. Çeşitli kültürlerden gelen hastalarının gelenek ve teamüllerine yanıt olarak doktorlar, doğal çareler hakkında giderek daha duyarlı ve daha bilgili hale gelmeye başlamışlardır. D vitamini, folik asit ve B12 vitamini gibi vitaminler ve diğer besin takviyeleri, tek başlarına veya bir antidepresanla birlikte depresyonun etkilerinin hafifletilmesinde faydalı olabilmektedir. Alternatif tıbbın bir diğer müdahalesi ise sarı kantarondur (St. John’s wort veya hypericum perforatum). Hafif şiddetteki depresyondan muzdarip olan bazı kişilerde bu bitkisel tedavinin faydalı olduğu görülmüştür. Ancak bitkisel bir ürün olan sarı kantaronun komplikasyon geliştirmeyeceğinin garantisi yoktur. Örneğin, adı geçen ürünün pek çok antidepresana olan kimyasal benzerliği, bu ilaçları alan kişilere verilmesine engel teşkil etmektedir.

Depresyon Tedavisinde Genel Yaklaşım Nedir ?
Antidepresanların Cinsel İşlev Bozukluğu ile İlişkisi Nedir ?

Antidepresanların Bırakılmasıyla İlgili Neler Söylenebilir ?

Antidepresanların dozu yavaş yavaş azaltılmalı, birden kesilmemelidir. Bir antidepresanın aniden bırakılması bazı hastalarda kesilme sendromuna neden olabilir.

Örneğin paroksetin gibi bir SSRI’yi aniden kesmek baş dönmesi, bulantı, nezle benzeri semptomlar, vücut ağrıları, anksiyete (kaygı), asabiyet, Bitkinlik ve canlı rüyalara sebep olabilir. Söz konusu semptomlar genellikle ilacın aniden kesilmesiyle birkaç gün içerisinde ortaya çıkar ve bir ila iki hafta boyunca (21 güne kadar) devam edebilir. SSRI’ler içerisinde paroksetin ile fluvoksamin; fluoksetin, sertralin ve sitalopramdan daha fazla kesilme sendromuna yol açmaktadır. Bazı hastalarda ise, SSRI yavaş yavaş bırakılmasına rağmen yine de kesilme sendromu görülür. Venlafaksin, duloksetin ya da desvenlafaksinin aniden bırakılması da SSRI’lerinkine benzer kesilme semptomlarına neden olabilir.

MAOI’lerin birden kesilmesi asabiyet, hırçınlık ve sanrılara yol açabilir. Yine benzer bir şekilde, bir TCA’nın aniden bırakılması hırçınlık, asabiyet ve kalp ritminde anormalliğe sebep olabilir.

Depresyonun Komplikasyonları Nelerdir ?

Depresyonun, beynin pek çok kısmının yapısı ve işlevi üzerinde ciddi bir etkisi olabilir. Bu durum çok sayıda olumsuzluğa neden olabilir. Örneğin şiddetli depresyonu olan kişilerin; anksiyete (kaygı), kronik depresyon, diğer duygusal sorunlar veya daha çok sağlık sorunu ya da kronik ağrıdan muzdarip olma riski daha yüksektir. Diyabet ve kalp hastalıkları gibi kronik hastalığı olan ve aynı zamanda depresyondan muzdarip olanların, söz konusu hastalıklarının daha kötü sonuçlar doğurma eğilimi vardır.

Depresyonun Seyri Nasıldır ?

Her ne kadar klinik depresyon episodlar halinde görülme eğiliminde olsa da, böylesi bir episod geçiren kişilerin çoğu en nihayetinde bir başka episod daha geçirecektir. Ayrıca ilk depresyondan sonraki depresyonlar ilkine göre daha kolay tetiklenir. Ancak, depresyondan muzdarip olanların çoğu bu episodu atlatır. Aslında hafif depresyonu olan ve ilaçla tedavi edilen bireyler şeker tabletine de (plasebo) eşit oranda yanıt verme eğilimindedirler. Şiddetli depresyonu olanların ise, antidepresan ilaç kullanımına kıyasla plasebo alarak iyileşmeleri daha düşük bir ihtimaldir. Umut verici bir başka bilgi ise şudur; yapılan araştırmalar ilk ilaç denemesiyle tedavi edildiğinde iyileşme göstermeyen ergenlikten yetişkinliğe kadar olan hastaların bile, başka bir ilaca geçildiğinde veya psikoterapiye ek olarak başka bir ilaç verildiğinde iyileşebildiklerini göstermektedir.

Depresyon Nasıl Önlenebilir ?

Ruh sağlığı uzmanlarının, Stresle baş etmeye yardımcı olan düşünme becerilerini (bilişsel teknikler) öğrettiği programların depresyonun önlenmesinde etkili olduğu görülmüştür. Doğum sonrası depresyonun önlenmesindeki kilit noktalardan biri; çok az sosyal destek görmek ve evlilik veya aile birlikteliğine yetersiz uyum göstermek gibi, hayatlarında depresyonun oluşmasına katkıda bulunabilecek spesifik bir takım faktörleri azaltmak üzere yeni annelere yardımcı olmaktır.

Depresyon İle Mücadele Yöntemleri Nelerdir ? 

Depresif bozukluklar kişilerin kendilerini yorgun, değersiz, çaresiz ve umutsuz hissetmelerine neden olabilir. Bu tür olumsuz duygu ve düşünceler bazı insanların pes etme isteği içinde olmalarına yol açar. Bu tür olumsuz düşüncelerin depresyonun bir parçası olduğunu ve genelde gerçek durumu doğru bir şekilde yansıtmadığını fark etmek önemlidir. Tedavi etkisini göstermeye başlayınca olumsuz düşüncelerin kaybolacağını unutmamak gerekir. Bu arada, depresyonla baş etme konusunda yardımcı olacak bazı ipuçları aşağıda verilmiştir:

  • Sağlıklı yiyecekler yiyin. Sıklıkla yeterli miktarda besinin alınmaması ve fast food tarzı yiyeceklerdeki aşırı yağ, şeker ve sodyum içeriği, depresyondaki kişilerin enerjisini daha da tüketebilir.
  • Pek çok kişi folik asit ve D vitamini içeren gıda takviyelerinin duygu durumlarını iyileştirmeye yardımcı olduğunu düşünmektedir.
  • Duygu durumunuzu fiziksel olarak iyileştirmek için yeteri kadar dinlenmeye vakit ayırın.
  • Bazı olumsuz düşüncelerden kurtulmak için düşüncelerinizi ya arkadaşlarınızla paylaşın, ya bir günlüğe yazın veya duygularınızı sanatla dışa vurun.
  • Kendinize zor hedefler belirlemeyin veya çok fazla sorumluluk altına girmeyin.
  • Yapmanız gereken büyük işleri küçük parçalara bölün, öncelikler belirleyin ve yapabildiğiniz zaman elinizden geleni yapın.
  • Kısa zamanda kendinizden çok fazla şey beklemeyin, zira bu sadece başarısızlık hissini arttıracaktır.
  • Başka insanlarla birlikte olmaya çalışın, genellikle yalnız kalmanızdan daha iyidir.
  • Kendinizi daha iyi hissettiğiniz aktivitelere katılın.
  • Spor yapmayı, sinemaya veya maç seyretmeye gitmeyi ya da dini veya sosyal faaliyetlerde bulunmayı deneyin.
  • Acele etmeyin ve abartmayın. Duygu durumunuz hemen düzelmezse sinirlenmeyin. Kendinizi daha iyi hissetmeniz zaman alacaktır.
  • Sizi çok iyi tanıyan kişilere danışmadan, iş değiştirme ya da evlenme veya boşanma gibi hayatınızla ilgili önemli kararlar almayın. Sizi tanıyanlar genellikle içinde bulunduğunuz durumla ilgili daha objektif bir görüşe sahip olabilirler. Her zaman depresyonunuz geçene kadar önemli kararları ertelemeniz tavsiye edilir.
  • Depresyondan “pat diye” çıkmayı beklemeyin. Bu çok nadirdir. Mümkün olduğu kadar kendinize yardımcı olun ve eskisi gibi olamadığınız için kendinizi suçlamayın.
  • Unutmayın, olumsuz düşüncelerinizi kabul etmeyin. Bu düşünceler depresyonunuzun bir parçası ve depresyonunuz tedaviye cevap verince ortadan kaybolacaklar.
  • Acil bir durumda nasıl yardım alacağınızı planlayın; örneğin kendinize ya da bir başkasına zarar verme gibi bir düşünceye kapılacak olursanız arkadaşlarınızı, ailenizi, doktorunuzu ya da ruh sağlığı uzmanınızı veya bulunduğunuz bölgedeki bir acil servisi arayabilirsiniz.
  • Kendinize veya başkalarına zarar vermek için kullanılabilecek nesnelere olan erişiminizi kısıtlayın (örneğin, her türlü ilaç, ateşli silah veya evde bulunabilecek diğer silahlara erişiminizi engelleyin).

Depresyonda Olan Birine Nasıl Yardım Edebilirsiniz ?
Depresyon İçin Nereden Yardım Alınabilir ?
Depresyonla ilgili gelecekte bizi neler bekliyor ?