Çocuklarda Depresyon

Çocukluk döneminde görülen depresyon, normal “bunalım”dan ve çocuğun gelişimi sırasında karşılaşılan günlük ruh halinden farklıdır. Bir çocuğun depresif ya da üzgün görünmesi her zaman için depresyon rahatsızlığı olduğu anlamına gelmez. Ancak eğer bu semptomlar kalıcı, rahatsız edici hale gelir ve sosyal aktiviteler, ilgi alanları, okul ve aile yaşamını etkileyecek olursa, bu durum çocuğun tıbbi olarak depresyondan muzdarip olduğunun bir göstergesi olabilir.

Çocuğumun Depresyonda Olduğunu Nasıl Anlarım?

Çocuklarda depresyon belirtileri değişkenlik gösterir. Yapılan ilk tıbbi çalışmalar, çocuğun depresif ruh halinin yaramazlık yapması veya asabi davranışlarda bulunmasıyla ortaya çıktığı “maskeli” depresyon üzerine olmuştur. Bu durum, özellikle daha küçük çocuklarda görülebilirken, pek çok çocuk depresyonda olan yetişkinlere benzer bir şekilde üzüntülü ya da keyifsiz olur. Depresyonun başlıca belirtileri hüzünlü olma, umutsuzluk hissi ve ruh hali değişiklikleri etrafında şekillenir ve aşağıdaki unsurları içerebilir:

Asabiyet ve öfke 

Sürekli olarak hüzün ve umutsuzluk hissi 

Sosyal olarak geri çekilme

Reddedilmeye karşı artan hassasiyet 

İştahta değişiklik – artış ya da azalma 

Uyku düzeninde değişiklik – uykusuzluk veya aşırı uyuma 

Bağırma ya da ağlama 

Konsantre olmada güçlük 

Bitkinlik ve düşük enerji 

Tedaviye yanıt vermeyen fiziksel şikayetler (karın ağrısı, baş ağrısı gibi) 

Evde veya arkadaşlarla yapılan aktivitelerde, okulda, ders dışı faaliyetlerde ve diğer hobi veya ilgi alanlarında azalan beceri seviyesi 

Kendini değersiz ya da suçlu hissetme

Düşünme ya da konsantrasyon bozukluğu 

Ölüm veya intihar düşünceleri 

Bütün çocuklarda bu belirtilerin hepsi görülmez. Aslında, pek çoğu farklı zamanlarda, farklı belirtileri, farklı ortamlarda gösterirler. Bazı çocukların makul düzeyde normal işlev gösterebilmesine karşın, ciddi anlamda depresyonda olan çocukların çoğu, sosyal aktivitelerde fark edilir bir değişiklik, okula olan ilgisini yitirme ve derslerdeki performansında düşüş veya dış görünüşünde değişiklik gösterecektir.  Özellikle 12 yaşın üzerindeki çocuklarda, uyuşturucu ya da alkol kullanımı söz konusu olabilir. 

İntihar

12 yaşın altındaki gençlerde nispeten nadir olarak görülse de, küçük çocuklar intihar girişiminde bulunuyorlar ve bunu üzgün ya da öfkeli oldukları anlarda tepkisel bir şekilde, düşünmeden yapabiliyorlar.

İntihar 13-19 yaş arasındaki genç nüfusun ciddi bir sorunudur. Ergenlik yaşında intihar, ABD’de gençler ve genç yetişkinlerde en başta gelen ölüm nedenlerinden birisidir. Her yıl 500.000 ergenin intihara teşebbüs ettiği ve bunlardan 5000’inin başarılı olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakamlar söz konusu olgunun ne kadar yaygın olduğunu göstermektedir. 

Ailesinde şiddet, alkol kullanımı ya da fiziksel veya cinsel istismar öyküsü olan çocuklar, depresyon belirtileri olan çocuklarda olduğu gibi, daha fazla intihar riski altındadır.

İntiharın Uyarı İşaretleri 

Ebeveynler özellikle çocuklarının intihar riski altında olduklarını gösterebilecek işaretlere karşı uyanık olmalıdırlar. Çocuklarda intihara meyilli davranışın işaretleri şunlardır:

Çok sayıda depresyon belirtisi (yeme, uyku, aktivitelerde değişiklik)

Sosyal tecrit

İntihar, umutsuzluk ya da çaresizlik hakkında konuşma 

İstenmeyen davranışların daha çok dışa vurulması (cinsel/davranışsal)

Daha fazla risk içeren davranışlarda bulunma 

Sıklıkla görülen kazalar 

Madde kullanımı 

Marazi ve olumsuz konulara odaklanma 

Ölüm ve ölmekle ilgili konuşma 

Daha çok ağlama veya duygularını daha az ifade etme 

Kendine ait eşyaları verme 

Çocuklarda Depresyona Sebebi Nedir?

Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda deprseyon, fiziksel sağlık, hayatta karşılaştığı olaylar, aile öyküsü, çevre, genetik yatkınlık ve biyokimyasal rahatsızlıklarla ilgili faktörlerin her türlü kombinasyonundan kaynaklanabilir. 

Çocuklarda Depresyon: Kimler Risk Altındadır?

Ailesinde depresyon öyküsü olan çocukların kendilerinin de depresyon deneyimi yaşama riski daha fazladır. Ebeveynleri depresyondan muzdarip olan çocuklar, olmayanlara kıyasla, ilk depresyonlarını daha erken bir yaşta geçirme eğilimindedirler. Ayrıca, kaos ya da çatışma içinde olan ailelerin çocukları veya alkol ve uyuşturucu gibi madde kullanan çocuk ve ergenler de daha fazla depresyon riski altındadır. 

Depresyon Nasıl Teşhis Edilir?

Eğer çocuğunuzda depresyon belirtileri en az iki hafta boyunca sürerse, bu belirtilerin herhangi bir fiziksel nedeni olmadığından emin olmak ve çocuğunuzun düzgün bir tedavi görmesini temin etmek için doktorunuzdan bir randevu almalısınız. Eğer doktorunuz depresyondan şüphelenirse, size çocuğunuzu bir akıl sağlığı uzmanına, psikiyatrist ya da psikologa, götürmenizi tavsiye edecektir. 

Tıbbi veya psikolojik olsun, net bir şekilde depresyonu gösteren spesifik bir tetkik mevcut değildir, ancak anketler (hem çocuk hem ebeveynler için) gibi araçlar kişisel bilgilerle bir araya getirildiğinde çok faydalı olabilmektedir. Öğretmenler, arkadaşlar ve sınıf arkadaşlarından alınan bilgiler, söz konusu belirtilerin çocuğun çeşitli faaliyetlerinde tutarlı olduğunun ve önceki davranışlarından belirgin bir şekilde farklı olduğunun gösterilmesinde yardımcı olabilir.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Depresyonda olan çocuklar için tedavi seçenekleri, psikoterapi (danışmanlık) ve ilaç dahil olmak üzere, yetişkinler için mevcut bulunan tedavi seçenekleriyle benzerdir. Tedavi sürecinde aile ile çocuğun çevresinin oynadığı rol, yetişkinlerinkinden farklıdır. Çocuğunuzun doktoru önce psikoterapiyi önerebilir ve antidepresan ilaç kullanımını, eğer anlamlı bir iyileşme sağlanamazsa, ilave bir seçenek olarak düşünebilir. Günümüzde, çocuklarda ilaç kullanımının etkinliğinin psikoterapiden daha iyi olduğunu belgeleyen iyi çalışmalar yoktur.

Ancak yapılan çalışmalar, bir antidepresan olan Prozac’ın çocuklarda ve onlu yaşlarındaki ergenlerde depresyon tedavisinde etkili olduğunu göstermektedir. Söz konusu ilaç 8-18 yaş arasındaki çocukların depresyon tedavisinde kullanılmak üzere FDA (Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi) tarafından resmi olarak onaylanmıştır. 

Uzun Vadede Durum Nedir?

Yapılan çalışmalar, çocuklarda depresyonun ilk görülme yaşının eskiye göre daha erken olduğunu göstermiştir. Yetişkinlerde olduğu gibi, bu durum kişinin yaşamında daha sonra da tekrar ortaya çıkabilir. Depresyon genellikle diğer fiziksel hastalıklarla aynı zamanda görülür. Çalışmalar, depresyonun kişinin yaşamında sonradan görülebilecek daha ciddi zihinsel rahatsızlıkların öncüsü olabildiğini ortaya koyduğu için teşhis, erken tedavi ve yakından takip hayati önem taşımaktadır. 

Ebeveyn olarak bazen çocuğunuzun depresyonda olmasını inkar etmek daha kolay gelir. Akıl hastalıkları ile ilişkilendirilen toplumsal damgalardan dolayı, bir akıl sağlığı uzmanından yardım istemeyi erteleyebilirsiniz. Çocuğunuzun fiziksel ve duygusal olarak sağlıklı bir şekilde büyümesi için ebeveyn olarak sizin depresyonu anlamanız ve tedavinin önemini kavramanız son derece önemlidir. Ayrıca gelecekte de depresyonun ergenlik ve yetişkin dönemi boyunca çocuğunuz üzerinde oluşturabileceği etkileri hakkında bilgi almanız da önemlidir. 

Çocuğunuzla İletişim 

Onlu yaşlarında bir çocuğunuz varsa, özellikle iletişim kurmada ne kadar güçlük çekebileceğinizin bilincindesinizdir. İşte size çocuğunuzla iletişiminizi kolaylaştıracak bazı tavsiyeler: 

Çocuğunuzu disipline ederken ayıplamak ve ceza yerine, iyi davranışı olumlu yönde pekiştirmeyi tercih edin. Ayıplamak ve cezalandırmak bir ergenin kendini değersiz ve yetersiz hissetmesine yol açabilir.

Çocuğunuzun hata yapmasına izin verin. Aşırı koruma ya da onun yerine karar alma, çocuğunuzun yeteneklerine olan güvensizlik gibi algılanabilir. Bu da kendilerine olan güvenlerini azaltabilir.  

Çocuğunuzun nefes almasına izin verin. Çocuğunuzdan her zaman dediklerinizi yapmasını beklemeyin. 

Çocuğunuzu sizin gitmek istediğiniz yola zorlamayın. Çocuğunuzun aktiviteleri ve deneyimleri ile kendi gençliğinizi yaşatmaya çalışmaktan kaçının.

Çocuğunuzun ya da ergen yaştaki çocuğunuzun depresyonda olmasından şüpheleniyorsanız, onun endişelerini dinlemeye zaman ayırın. Bahsettiği sorunun gerçek bir endişe olmadığını düşünseniz bile, bunun onun için ne kadar gerçek olabileceğini unutmayın. Çocuğunuz geri çekilmek istiyormuş gibi görünse dahi, iletişim kanallarının açık tutulması önemlidir. Çocuğunuza ne yapması gerektiğini söylemekten kaçınmaya çalışın. Bunun yerine dikkatle dinleyin, böylece sorunlara sebep olan mevzular hakkında daha fazla bilgi elde edebilirsiniz. 

Kendinizi bunalmış ya da çocuğunuza ulaşamadığınızı hissediyorsanız veya endişelenmeye devam ediyorsanız, yetkin bir sağlık uzmanından yardım isteyin.