Çocuk Neden Hasta Olur?

Çocukken hepimiz iğrenç, mikrop yuvası şeylerle oynamış, bazen ölü bir kuşa bazense böceklere hiç çekinmeden dokunmuşuzdur. Şimdilerde bunun fikri bile kanınızı dondurmaya yeterken o zamanlar inanılmaz eğlenceli, hatta biraz da cesaret gösterisiydi. Peki, ne değişti? Azıcık büyüdük, biraz daha bilinçlendik ve mantıklı düşünmeye başladık. Mikropların nasıl sonuçlar doğurduğunu öğrendik.  

Çocuklarımızı her tehlikeden korumaya çalışmamız tabii ki normal. Ancak aşırı korumacı olmak her konuda olduğu gibi sağlık konusunda da yarardan çok zarar getiriyor. En iyi örneği özellikle annelerin mikroplara karşı açtığı savaşlar. “Aman onu elleme, pis o dokunma, ellerini yıkadın mı?” cümleleri binlerce kez tekrarlanınca çocuklar da ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Peki bu yaptığımız doğru mu? Aslında hayır. Çocukları mikroplardan uzak tutmak onları daha sağlıklı yapmıyor. Aksine hastalıktan hastalığa koşmalarına yol açıyor. Neden acaba?  

Çocukların mikroplarla ilişkisini inceleyen pek çok araştırma yapılıyor. Hemen hepsi de aynı sonuçlar üzerine yoğunlaşıyor: “mikropsuz ortam çocuklar için iyi değil” Annelerin hiç hoşuna gitmeyecek ama, aşırı temiz ortamda büyütülen çocukların gelecekte  astım ve alerji sorunları yaşama ihtimali çok yüksek. Bu yaklaşıma “Hijyen hipotezi” deniyor. 

Hijyen Hipotezi ve Çocuk Sağlığı

Hijyen hipotezine göre çocuk aşırı temiz ve hijyenik bir ortamda yetişirse mikroplarla teması azalacağından hasta olmaz. Buraya kadar her şey yolunda. Sıkıntı şimdi başlıyor. Mikropla temas etmeyen çocuğun bağışıklık sistemi deneyimsiz ve güçsüz kalıyor. Hayat boyu mikroplardan uzak durma şansı yok. Elbette bir noktada mikrobun biri gelip hastalık başlatacak. İşte o zaman aşırı temizlik düşkünü annelerin çocukları daha kolay hastalanacak. Üstelik kir pasak içinde büyüyen yaşıtlarına kıyasla kolay kolay da iyileşemeyecek. 

Çiftliklerde yaşayan çocuklarla, kentlerde yaşayan çocukların karşılaştırıldığı bir araştırmanın sonuçları hijyen hipoteziyle aynı yönde. Çiftliklerde yetişen çocuklar kentlerde yaşayan çocuklara göre özellikle 2 – 5 yaşlar arasında daha sık hastalanıyorlar. Sonra ibre yön değiştiriyor. Kentlerde yaşayan çocuklar gelecekte bu tür sorunlarla daha sık ve ciddi düzeylerde mücadele ediyorlar. 

Northwestern Üniversitesi İnsan Biyolojisi Araştırma Laboratuvarı yöneticisi Dr. Thom McDade bunu şöyle yorumluyor: “Bebek mikroplarla mücadele etmeyi öğrenmeli. Onu mikroplardan ayırmak tamamen savunmasız bırakmak demek.” McDade tüm araştırmaların bu bilgiyi doğruladığını söylüyor: “ İki yaşından sonra hayvan dışkısıyla temas eden çocukların ishal olma riski zamanla azalıyor. Çünkü bağışıklık sistemi mikrobu tanıyor, onunla nasıl savaşacağını öğreniyor. Çocukların belli oranda mikropla karşılaşması şart.”  

Çocuk Neden Hasta Olur?

Ebeveynlerin çocuklarını hastalıklardan korumak istemesinden daha doğal ne olabilir? Bunun için yapılabilecek pek çok şey var: grip aşıları, koruyucu iğneler, vitaminler, anti bakteriyel jeller, sabunlar sadece birkaçı. Sonuçta bakterilerin çoğundan kurtulmak mümkün. Ancak şimdilerde bu kadar dikkatli olmanın yarardan çok zarar verdiğini öğreniyoruz. Peki şimdi ne yapmalıyız? Çocuklarla mikropları nasıl aynı ortama sokabiliriz?

Öncelikle çocuğunuzun arkadaşlarıyla bol bol zaman geçirmesine dikkat edebilirsiniz. Çünkü hastalıklar en kolay çocuktan çocuğa geçer. Ufak bir arkadaş grubu size grip, ishal veya kızamık olarak geri dönecektir. Şimdilerde bu canınızı sıksa da uzun vadede çocuğunuz için yararlı olacağını düşünmelisiniz. 

Çocuğunuzun bağışıklık sisteminin güçlenmesi için doğayla buluşması, alerjenlerle doğrudan temas kurması önemli. Bu bir taşla üç kuş birden demek: Çocuğun alerjenlere hassasiyeti azalır, doğa sevgisi artar. Spor yapması da cabası.