Çocuğunuzu obeziteden korumanın önemi

Bir fikre göre gelecekteki normal kilonuzu belirleyen faktörler çocukluk sırasında şekilleniyor. Son zamanlarda yapılan araştırmaların sonuçları da bu yönde. Araştırmacılar sağlık personelinin ve yöneticilerin çocuklar arasında obeziteyi engellemeye yoğunlaşması gerektiğinin altını çiziyor. Çocukların sağlıklı kiloda kalması konusuna ekstra özen gösterilmesi gerektiğini savunuyorlar.

Yetişme tarzı mı çevresel faktörler mi?

Yapılan bir araştırma kilo alma konusunda yetişme tarzı veya genetik özelliklerden hangisinin daha baskın olduğunu bulmaya çalışmış. Yetişme tarzı denilen şey aslında bir grupta yaşamanın gerekleri olan kuralları yerine getirmek. Bunun yanında arkadaş çevresi, ele geçen fırsatlar ve egzersiz gibi değiştirilebilir faktörler de çevresel faktörlere giriyor.

Yapılan araştırmada 8 yıl boyunca 10 ile 18 yaşlar arasındaki gençler izlenmiş. Çalışmada evden ayrı ya da aynı evde yaşayan yetişkin kardeşlerin de vücut kitle endeksleri hesaba katılmış. Kardeşler şu anda ayrı evde yaşasalar da zamanında aynı evde büyümüşler. Elde edilen istatistikler sayesinde değiştirilebilir çevresel faktörlerin ve kalıcı olan genetik ya da yetişme tarzı gibi faktörlerin obezite üzerindeki etkisi karşılaştırılmış.

Araştırmada 236 birlikte yaşayan kardeş ve 838 ayrı yaşayan kardeşten yararlanılmış. Bunun sonucunda ise her iki grupta da zamanla değişmeyecek olan özelliklerin (genetik gibi) obezite üzerinde etkili olduğu gözlenmiş. Sadece yetişkin kardeşlerden oluşan grup değişebilen faktörlerden (çevresel koşullar, arkadaş çevresi, egzersiz) etkilenmiş.

Araştırmacılar daha kesin sonuçlara ulaşabilmek için daha fazla bilgiye yani daha geniş çapta araştırmalara ihtiyaç olduğunun da üstüne basıyor.

Kardeşlerdeki vücut kitle endeksinin ilişkisine bakılırsa sosyal ve ekonomik durumların, yetişme tarzının ve genetik faktörlerin obezite üzerindeki etkisi yadsınacak gibi değil.

Obezitenin genç yaşlarda engellenmesi

Araştırmalara göre anlaşılıyor ki çocuklar 10 yaşına gelmeden sosyal ve ekonomik faktörleri ya da değiştirilebilen diğer durumları tersine çevirmek önemli. Böylece çocukların vücut kitle endeksleri bu durumların negatif etkilerinden en az şekilde etkilenir.

Anne babalar çocukları için en dikkat çekici rol modellerdendir. Anne babanın sağlıksız bir yaşam tarzı varsa çocuklarındaki alışkanlıklar da bu yolda ilerleyecek, yaşamının ileriki yıllarında sağlıksız bir yaşam tarzına dönüşecek demektir. Bu çocuklar obeziteye düzenli bir yaşam tarzı olan çocuklara göre daha yatkın olur.

Ayrıca çocukların hayatında okulun rolü de kesinlikle yadsınamaz. Okul sayesinde çocuklar egzersiz için yeterli zamanı bulabilir, daha sağlıklı beslenir. Yani okul çocukların sağlıklı alışkanlıklar edinmeleri ve gelecekte sağlıklı birer yetişkin olabilmeleri için atılan yararlı bir adım.

İlkokul yıllarında obezite

Yine yapılan araştırmalara göre 10 – 11 yaşları arasında obezitenin pençesindeki çocukların sayısında çok büyük yükselmeler yok. Ancak şaşırtıcı bir de gerçek var. 6 yaşındaki çocukların yaklaşık %20’si obezite tehdidi altında. Üstelik bu sayı yıldan yıla artmakta.

Buna önlem olarak sadece çocukların evlerine, ailelerine yönelmek yeterli olmayabilir. Ancak yapılması gereken ilk etapta çocukların vücutlarına fazla yağ almalarını engellemek olmalı. Araştırmalara göre öncelikli olarak hamile kalma ihtimali olan ve fazla kilosu olan ya da obezite riski altındaki kadınlar hedef alınmalı. Bu şekilde yenidoğanların sağlıksız bir şekilde kilo alması bir derece olsun engellenmiş olur.

İlkokul çağındaki çocuklar arasında obezitenin artarak yayılması ayrıca endişe verici bir durum. Çünkü bu çocuklar günün birinde sağlıklı beslenme alışkanlıkları olmayan, düzenli bir yaşam tarzı süremeyen ebeveynler olacaklar. Bütün bunlar sağlık sorunu olarak geri dönecek. Bunun anlamı da sağlık servislerine yüklenen ekstra masraf olacak.