Cilt Kırışıkları Nasıl Önlenir?

50 yaşınıza geldiğinizde bile yumuşak ve pürüzsüz cildiniz olduğunu düşünün. Güzel hayal ama gerçekte böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Çünkü cilt yaşlandıkça esnekliğini kaybediyor. O eski gergin ten yavaş ve kararlı adımlarla yerini kırışıklara bırakıyor. Süreç başta sona doğal işliyor; olması gereken oluyor. Zamanı geri saracak süper kahramanlar da olmadığımıza göre ne yapacağız?

Endişe kırışıkları derinleştirmekten başka işe yaramaz. Savaşı kazanmak için başka taktiklere ihtiyaç var:

Sırtüstü yatın

Yorucu bir günün sonunda nihayet yataktasınız. Şimdi kendinize şöyle 8 saatlik güzel bir uyku çekeceksiniz. Döne döne uyuyorsunuz. Sabah uyanıyorsunuz. Harika hissediyorsunuz. Buraya kadar her şey güzel. Sonra aynaya bakıyorsunuz ve şiş yüzü yastık izleriyle dolu yaşlı birini görüyorsunuz. İşte bundan bahsediyoruz. “Olsun, yarım saat sonra geçer” demeyin. Bu kırışıklıklar uzun süre tekrarlanırsa kalıcı hale geliyor.

Yetişkin insanlar günün 6 – 8 saatini uykuda geçiriyor. Yeterli uyku cilt güzelliği için vazgeçilmez önemde. Bir de sırtüstü uyursanız cildiniz uzun süre 20’li yaşlardaki o pürüzsüzlüğünü koruyabilir.

Sırtüstü yatarken yerçekimi olumlu yönde çalışıyor; cilt daha az sarkıyor. Sırtüstü yatmanın asıl yararı yeni kırışıkları önlemesi.

Bol bol deniz ürünü tüketin

Balık tüketiminde şampiyon kim? Yanıt: Uzak doğu halkları. Yaşlılarına bakıyoruz, yüzlerinde kırışık yok. Demek ki bir şeyleri doğru yapıyorlar.

Cildin yapı taşlarından protein ve omega 3 güzel ve pürüzsüz görünüm için kritik önemde. Deniz ürünleri hem protein hem de omega 3 zengini. Uzakdoğunun cilt bakım sırrı bu kadar basit. Deniz ürünleri tüketmek hem sağlıklı hem de cilde yararlı.

Peki neden? Protein ve omega 3 ne işe yarıyor? İkisinin yanıtı da benzer: yenilenme ve esneklik sağlıyorlar. Protein cildin yapı taşı demiştik. Doğal olarak kendini yenilemesi, daha uzun süre canlı kalması için bol bol protein gerekiyor. Aynı şey esneklik sağlayan omega 3 için de geçerli. Daha esnek bir cilt daha az kırışma anlamına geliyor.

Yakın gözlüğü takın

Yaş ilerledikçe tek derdiniz kırışıklık olmayacak. Unutkanlık başlayacak, hastalıklarla mücadele edilecek, gözleriniz eskisi gibi görmeyecek. Bu durumda tek çare gözlük kullanmak. Ancak bazıları gözleri görmese de estetik gerekçelerle gözlük takmaktan hoşlanmıyor. Bu inatçıları gazete, dergi okuyacağım diye gözlerini kısmalarından tanıyabilirsiniz. Sonuç: göz çevresinde kırışıklık.

Görme çabanız nedeniyle gözleriniz kısılır kaşlarınız çatılır. Bunlar zamanla kaş arasında göz çevresinde kırışıklığa dönüşür. Yapmanız gereken o gözlüğü boynunuza asmak, bir şeyler okumanız gerektiğinde çıkarıp takmak. Bu sayede hem gözleriniz daha da bozulmaz, hem de kırışmazsınız.

Yüzünüzü yıkamayın

Pislik içinde dolaşın demiyoruz ama eskisi kadar çok yüz yıkamayın. Özellikle yüzü sabunla yıkamak cildin doğal nem dengesini bozuyor. Kurumasına, çatlamasına ve sonuçta esnekliğini kaybetmesine neden oluyor. Yüzünüzü günde 2 kereden fazla yıkamayın. Yıkadıktan sonra mutlaka cildinize uygun nemlendirici krem kullanın. Kaybolan nem yerine koyulursa cildinizin kırışması daha uzun sürer.