Bilinçaltı ve bilinçdışı ne anlama geliyor?

Bilinçaltı kelimesini pek çok kez duymuşsunuzdur. Bilinçaltına attıklarımız, rüyalarımızın altındaki anlam, şakayla karışık çocukluğunuza inelim cümleleri buna örnek. Peki, bilinçdışı ve bilinçaltı kavramları ne anlama geliyor? Bunlar birbirlerinden farklı mı? Yanıtlara bakalım.

Bilinçaltı ve bilinçdışı ne anlama geliyor?

Halk arasında sık kullanımla dile yerleşen bazı sözcükler var. Bilinçaltı bunlardan. Bilincin dışına atılmış her şeyi anlatıyor. Tam anlamı: imajlar, duyumlar, bilgiler, görüntüler gibi pek çok öğeyi saklayan, bilinçli beynimizin dışında gelişen, gerçekte var olmayan ancak varlığı kabul edilen zihinsel bir alan. Bilinçaltı istemli şekilde bilincin altına atılan her şeyi içeriyor. Ancak bilinçdışı, istemsiz şekilde bilinçdışında kalan, kontrol edemediğiniz verilerden oluşuyor. Kısacası, bilinçaltı kelimesinin doğru kullanımı ‘’bilinçdışı’’.

Bilinçdışı denilince akla ilk gelen isim olan Freud psikoanalitik kuramın kurucusudur. Psikoanalitik kuram psikolojide bilinçdışının etkisine vurgu yapar. Psikanalitik kurama göre bireyin davranışlarının ve düşüncelerinin altında bilinçdışı öğeler yatar. Bir örnekle açıklayalım:

‘’Ahmet yeni bir ilişkiye başlar. İyi vakit geçirdiği, çok güzel bir kız arkadaşa sahiptir. Kız arkadaşıyla çıktığı bir öğle yemeğinde ona hitap ederken farkına varmadan eski kız arkadaşının ismini söyler.’’

Ahmet’in karşılaştığı durum bilinçdışına güzel bir örnek. Böyle bir durumun açıklaması Freud’a göre ancak bilinçdışıyla yapılabilir. Freud bilinçdışına attığımız öğelerin günlük hayatta karşımıza çıktığına inanır. Rüyalarımızda, konuşmalarımızda, dil sürçmelerinde ve esprilerimizde bilinçdışı karşımıza çıkar.

Psikoanalitik kuram bilinçdışındaki içsel süreçlerin davranışlarımızı ve hayatlarımızı belirlediğine inanır. Sigmund Freud’un kuramı ortaya atıldığı çağda büyük yankı uyandırdı. Çağdaşlarını etkileyen farklı bakış açısına sahip bir kuram olarak kabul edildi. Pek çok farklı disiplini de etkisi altına aldı.  Sosyoloji, antropoloji, edebiyat ve sanat buna örnek. 

Psikanaliz nedir?

Psikanaliz psikanalitik kurama göre yapılan, yöntemini bu noktadan alan bir terapi türü. Bilinçdışı öğeler üzerinde çalışarak ruhsal iyileşme sağlamaya dayanıyor. Freud insan davranışını, tepkileri, insanlığın dürtüsel yanını ve kişiliğini psikanalizle araştırmaya çalıştı. Freud’un hastaları az sayıda olduğu için teori kısıtlı sayıda vaka üzerinde denenebildi. 

Psikanaliz yapan kişiye terapist değil psikanalist deniyor. Psikanaliz deyince akla genellikle divana uzanmış halde konuşan hasta ve onu dinleyen psikanalist sahnesi geliyor. Freud divan metaforu ile neredeyse özdeşleşmiştir. Psikanaliz genellikle uzun yıllar süren bir terapi olarak ortaya atılmıştır.

Freud’a göre aklın organizasyonu ve bilinçaltı

Bilinçli akıl: Bilinçli şekilde farkında olduğumuz her şey. Bilinçli olarak yaptıklarımız, düşündüklerimiz bilinçli aklımızın ürünü. Hafızamızın bilincimiz dışında çalıştığı varsayılsa da, isteyerek hatırladığımız için hafızamız da bilincin parçası.

Bilinçdışı akıl: Bilincimiz ve istemimiz dışında yer alan her şeyin saklandığı alan. Bunlar zihinsel görüntüler, sözcükler, nesneler olabilir. Bilinçdışını sınırlandırmak bilinci sınırlandırmaktan daha zordur. Kişi bilinçdışına sakladığı bilginin farkında değildir. Freud bu bilgilere ancak rüyalar, psikanaliz ya da günlük hayattaki dil sürçmeleriyle ulaşabileceğimizi savunur.

Psikanalitik kuramın öne sürdüğü bu iki tür akıl, ortaya atıldığı yüzyılda çok tartışılsa da, günlük yaşantımızda hala bilinçaltından söz ediyor, hala rüyalarımızın anlamını sorguluyoruz. Bilinçli ve bilinçdışı aklımızın hayatımızdaki rolünü anlamak belki de yaşantımızı daha kolay hale getirebilir.