Beyaz dolgular dişi hiç çürümemiş gibi gösterebilir mi?

Beyaz ve bakımlı dişlere sahip olmak emek ister. Her gün günde 2 kez diş fırçalamak, ağız gargarası ve diş ipi kullanmak sağlıklı ve beyaz bir gülüş için önemli adımlar. Ancak iş bununla sınırlı kalmıyor. Ayrıca yediklerimize dikkat etmek gerekiyor. Yeterli kalsiyum almak, omega – 3 ve fosforu eksik etmemek şart. Tabii bir de dişlerimize zarar verecek eylemlerden kaçınmak. Fındık, fıstık, ceviz gibi dişlere zarar verecek yemişlerin kabuklarını dişimizle kırmamak, ya da bir düğümü açarken dişlerimizden yardım almamak gerekiyor. Tüm bunlar diş sağlığımızı büyük ölçüde korunmamızı sağlıyor. Ancak ne yazık ki bazen işler istediğimiz gibi gitmiyor ve dişimizin üzerinde ufacık bir nokta beliriyor. İlk günler kendini hiç hissettirmiyor. Sonra yavaş yavaş büyüyor. Ağrı, sancı başlıyor. Bir bakmışsınız kocaman bir çürüğünüz olmuş. Hem de siz daha fark etmeden.

Diş çürüklerinin verdiği ağrıyı, sıkıntıyı hepimiz biliyoruz. Şiddetli bir diş ağrısı insana neler yaptırabildiğini de. Kimisi rakıya, kimisiyse gece gündüz dinlemez koşar hastaneye. Sonra da diş iyice temizlenir. Açılan yerlere de dolgu yapılır. 

Dolgu, çeşitli nedenlerle zarar görmüş dişin, eski doku ve işlevini kazanabilmesi için uygulanan bir yöntem. Bunun için doktor öncelikle çürüyen yerleri kazır. Daha sonraysa oluşan boşluğu dolgu maddesiyle doldurur. Bu şekilde çürükte oluşan bakterilerin çoğalarak hem çürüğü büyütmesi hem de başka sağlık sorunlarına neden olmasını önlemesi sağlanır. Dolgu malzemesi olarak pek çok farklı malzeme kullanılabilir. Ancak bunlardan başlıcaları: altın, porselen, kompozit reçine ve amalgam.

Son yıllara kadar tüm diş dolguları bildiğimiz klasik gümüş rengindeydi. Ancak günümüzde bu dolgular yerine dişle aynı renk olan kompozit dolgular(beyaz dolgu) daha popülerleşti. Siz de kompozit dolgu(beyaz dolgu)  yaptırmayı düşünüyorsanız öncelikle artıları, eksileri bir karşılaştırmanız gerekiyor. Şimdi bakalım klasik dolgularla doğal görünümlü kompozit dolgular (beyaz dolgu) arasında nasıl farklar varmış.

Kompozit dolgunun(beyaz dolgu) artıları neler?

Kompozit dolgunun en büyük artısı kozmetik açıdan daha güzel görünmesi. Ancak tek artısı da bu değiş. Şimdi gelin bu artıları sıralayalım:

Estetik açıdan iyi. Ağızımızın içinde kara kara gümüşlerin olmasını istemeyiz. Üstelik bu tür dolgular ileride dişin renginin de değişmesine neden oluyor. Bu nedenle beyaz dolgular daha çok tercih ediliyor. Özellikle ön düşlerde oluşan çürüklerde tercih ediliyorlar.

Dişi güçlendirir. Beyaz dolgu dişe çok kuvvetlice yapışır. Bu sayede de daha önce zarar gören ve içi boşaltılan diş kuvvetlenir. Sonuçta diş kırılmaları ve sıcak-soğuk değişiminden etkilenme riski azalır. 

Kompozit dolgunun(beyaz dolgu) eksileri neler?

Beyaz dolgunun en büyük kozu estetik görünmesi ve dişi sağlamlaştırması. Ancak beyaz dolguya dair her şey güllük gülistanlık değil. Aksine beyaz dolgunun en önemli eksisi yine estetikten geliyor. Uzun süre dişte kalan beyaz dolgu çay, kahve, sigara, alkol, asitli içeceklerden etkilenerek renk değiştiriyor. Bu nedenle 5 yıldan fazla kalan beyaz dolgularda mutlaka renk değişimi oluyor. Hal böyle olunca en az 5 yılda bir dolgu değişimi yapılıyor. 

Beyaz dolgunun dişe çok iyi yapıştığını ve dişi içten baskılayarak sağlamlaştırdığını biliyoruz. Ancak beyaz dolgu tam olarak çerçevelenmezse (dişinizin bir tarafı tamamen çürüdüyse ve beyaz dolguyla kapatıldıysa) zaman içinde kırılabiliyor. 

Beyaz dolgu hakkında ayrıntılı bilgi ve durumunuza özel tavsiyeler için yorum olarak