Balık kalbe iyi gelir mi?

Söz balığa gelince anlatacak çok şey var. Sağlıklı beslenme planında olmazsa olmaz balığın faydaları saymakla bitmez. Her yaşta, herkese iyi gelen balık sofrayı da insanı da güzelleştiriyor. 

Balık tüketmenin kalp sağlığına çok yararlı olduğu, balık yiyenlerin kalp hastalıklarına daha nadir yakalandığı söyleniyor. Peki bu söylentide gerçeklik payı var mı? İşin doğrusu, bunların hiçbiri havada kalmıyor. Balık gerçekten de kalbe çok iyi geliyor. Bilimcilerin son araştırması buna kanıt. Gelin bir de ayrıntılara bakalım. Balığın mucizevi etkisi neyle ilişkili olabilir?

Araştırmanın öncekilerden farkı, ulaşılan bilginin netliği: balığın ne sıklıkla sofraya geldiğini, hangi balık türünün tüketildiğini, hatta nasıl pişirilip hazırlandığını bile hesaba katmışlar. Araştırmaya hepsi menapoz döneminde tam 84,000 kadın katılmış. Sonuçlara bakalım:

Sıklık. Haftada 5 (veya üzeri) öğün fırında veya ızgarada pişmiş balık yiyen kadınların kalp yetmezliği riski nadiren balık tüketen kadınlara oranla tam %30 daha az. İlla bu kadar tüketmeye gerek yok. Balık daha az tüketenlerin kalbini de koruyor. 

Pişirme tarzı. Haftada sadece bir kez kızarmış balık yemek bile kalp yetmezliği riskini %48 arttırıyor. Evet, doğru. Balıktan her zaman olumlu şeyler beklediğimiz için bu sonuç şaşkınlık uyandırıyor olabilir. Fakat suç balıkta değil, kızartma yağında. Kızarmış yağ, balığın içindeki faydalı yağlara baskın geliyor. Size zarar veriyor. Kızarmış balıkta trans yağ oranı da artıyor. Uzmanlara göre bu durum kalp hastalıklarına davetiye çıkarıyor. Oysa az yağlı pişirme yöntemleri böyle zararlı etkiler yaratmıyor. Hatta tam tersine kalbinizi koruyor.

Kızartmadan vazgeçemiyorsanız yeni tatlar deneme zamanı gelmiş demektir. Fırında balık, ızgara balık, balık buğulama ya da buharda pişmiş balık da çok lezzetli. 

Balık türü. Araştırmaya göre somon, uskumru, lüfer gibi balık türleri kalp yetmezliği riskini %22 azaltıyor. Tabii kızarmış olmadığı sürece. Fırında ya da ızgarada pişirmek gayet sağlıklı. Ama dediğimiz gibi balığın türü kalp sorunları üzerinde etkili. Örneğin somonun yaptığı etkiyi ton balığı, dil balığı ya da mezgit yapmıyor. Her balığın içindeki yağ, asit, vitamin içeriği farklı. Dolayısıyla her birinin sağlığa yararı değişiyor. 

Omega 3 yağ asitleri. Araştırma sırasında kadınların besinlerden ne kadar omega 3 aldığına da bakılmış. Ama bu noktada sadece balıkla sınırlı kalmamışlar. Balık yağları, bitkisel yağlar ve başka bitkisel ürünlerden elde edilen omega 3 miktarları da araştırılmış. Araştırmanın sonunda omega 3 ile kalp sorunları arasında hiçbir bağlantıya rastlanmamış. Şaşırtıcı değil mi? Çünkü yıllardır omega 3’ün kalbe sağlıklı olduğu söyleniyor. Aslında bu durum balıkla ilgili başka bir faydayı kanıtlıyor: Balığı sağlıklı yapan tek başına omega 3 değil. Balık tüm içeriğiyle, bütün olarak sağlıklı.  

Araştırmanın sonucu balığın kadınlara olan faydalarını destekliyor. Tabii bir sürü kriterle birlikte. Balığın türü, nasıl pişirildiği, ne kadar yendiği… Hepsi birer anahtar nokta. Doğru pişirme tarzıyla hazırlanan balık ölümcül kalp sorunları riskini azaltıyor. Küçük ayrıntılara dikkat ederek balık tüketmeyi alışkanlık haline getirmek sağlıklı yaşamın püf noktalarından.