Bal nelere iyi geliyor?

Balın sağlıkla ilişkisi yüzyıllardır bilinen bir gerçek. Örneğin Eski Mısır’da bal yaraları iyileştirmekte kullanılıyordu. Günümüzdeyse birçok insan balın antibakteriyel ve iltihap önleyici etkilerinden faydalanıyor. Hatta bal insanlık için o kadar önemli görülüyor ki bazı kişilere göre doğanın bize en büyük hediyesi. Üstelik balın ve arıların önemine Einstein bile değinmiş.  Arılar yok olursa dünyanın da sonunun geleceğini söylemiş. Çünkü arılar bal yaparken poleni taşıyarak tüm bitkilerin döllenmesini sağlıyorlar. Balı kahvaltımızda, sütümüzde, tatlılarımızda, hatta yüzümüze ve saçımıza yaptığımız maskelerde bile kullanıyoruz. Bakalım uzmanlar bal hakkında ne gibi sonuçlara varmışlar.

Bebeklere asla bal vermeyin

Bal doğal bir besin ve yetişkinler için zararsız olduğu düşünülüyor. Ama uzmanlar uyarıyor: 1 yaşından küçük bebeklere bal vermeyin. Çünkü bebeklerde bal gıda zehirlenmesine yol açabiliyor. Bebeklerin bağışıklık sistemi çok zayıf, hemen hasta olabiliyorlar. 

Bal antibakteriyel mi?

Araştırmalara göre bal salmonella, E-coli gibi hastalıklara neden olan bakterilerin oluşumunu engelliyor. Markete gidip bal almak istediğinizde bir açık bir de koyu renkli bal kavanozlarının olması dikkatinizi çekebilir. Bal ne kadar koyu renkliyse o kadar antibakteriyel ve antioksidan özelliğine sahip olarak görülüyor.  Balın rengini ise birçok faktör belirliyor. Çiçeğin türü, polenlerin nasıl toplandığı, bala nasıl dönüştüğü. Hepsi balın oluşumu üzerinde etkiye sahip. 

Yaraları iyileştirir mi?

Örneğin Yeni Zelanda’da üretilen Manuka balı çok özel. Çünkü yaraları iyileştirmek için kullanılıyor. Üstelik Manuka balının bu özelliği 2007’de yapılan bir araştırmayla kanıtlanmış. Balın antibakteriyel özellikte olduğunu söylemiştik. Bu nedenle ciltte bakteriler nedeniyle oluşan hastalıkların iyileştirilmesinde ve çıban gibi kabarcıkların tedavisinde kullanılıyor. Ama kesinlikle yanıklara sürülmemeli. Çünkü yanıkların daha da acılı olmasına neden oluyor. 

Bal ve alerjiler

Bazı araştırmalara göre bal, polenler yüzünden oluşan alerjileri hafifletiyor. Çünkü alerjiye neden olan polenler genellikle çimen ve kanaryaotu gibi bitkiler yüzünden oluyor. Böyle polenlerse arıların ilgi alanı dışında. Yani arı balında bu polenlerden bulunmuyor. Balın içindeki polen türlerine alerjisi olanlar için de iyi bir haber var. Mide asitleri bunları parçaladığı için herhangi bir alerji yaratmıyor. 

Bal soğuk algınlığına iyi gelir mi?

Uzmanlara göre bal içeren besin maddeleri ya da şuruplar soğuk algınlığının erken belirtilerini önlüyor. Çünkü balın içerisinde iltihap giderici ve öksürüğe iyi gelen maddeler var. 139 çocuk arasında yapılan bir araştırmada hasta çocuklara bal yediriliyor. Bal, gece öksürüklerini kesiyor ve çocukların daha iyi uyumasını sağlıyor. Kısacası kendinizde ya da çocuğunuzda soğuk algınlığı belirtileri görüyorsanız bal içerikli şuruplar içebilir ya da bal yiyebilirsiniz. Böylece hem öksürük azalacak hem de soğuk algınlığının diğer belirtileri.

Bal ve diyabet

Diyabet şeker hastalığı. Normalde insülin hormonu sayesinde glikoz parçalanıp kana karışıyor. Diyabetteyse vücut insülin hormonunu yeterince salgılanamıyor. Hasta glikoz içeren bir besin tükettiği zaman da çeşitli sorunlar ortaya çıkıyor. Diyetisyenlere göre diyabet üzerinde balın da beyaz ya da kahverengi şekerden hiçbir farkı yok. Hatta bir tatlı kaşığı bal, şekerden çok daha fazla karbonhidrat ve kalori içeriyor. Yani balın diyabetli hastalar tarafından tüketilebileceği efsanesi de sadece bir efsaneden ibaret. Çünkü konu diyabet olunca şekerin türü fark etmiyor. Hepsi zararlı. 

Bal bazılarımız için iyi, bazılarımız içinse olumsuz özellikler taşıyor. Ama yararlı olduğu noktaları bilirsek iyileşmemize bile yardım ediyor. Balla ya da diğer doğal ürünlerin hastalığınız için kullanımıyla ilgili aklınıza takılanları uzman yorum olarak sorabilirsiniz.