Amyotrofik lateral skleroz ( ALS ) tedavisi mümkün mü?

ALS başa geldi mi yapacağınız en önemli şey onunla birlikte yaşamayı öğrenmek. Ancak canınızı sıkmayın. Son yıllarda gelişen ilaç ve tedavi yöntemleriyle ALS ile yaşamak çok daha kolay.

Amyotrofik lateral skleroz ya da bilinen adıyla ALS, ilk adımı kas güçsüzlüğü olan daha sonra giderek etkisini arttıran hatta ölüme neden olan ciddi bir nörolojik hastalık. Sanılanın aksine kalıtsal olmasının yanı sıra sonradan kendi kendine de gelişebiliyor. Ancak yine de kalıtsallık ağır basıyor. Örneğin anne ya da babası ALS hastası olan bir kişinin bu hastalığa yakalanma oranı % 50. Ancak ailesinde ALS hastası olanların riskiyse yaklaşık olarak % 10. Genel olarak da her 100 bin kişiden 3’ü ALS hastası olma potansiyeli taşıyor. 

ALS’nin başlangıç döneminde belirtiler epey sinsi. Çoğu kişi başına ne geldiğini bile anlayamıyor. Öncelikle kas seğirmeleri, kol ve bacaklarda güçsüzlük başlıyor. Sonrasında belirtiler giderek ağırlaşıyor ve vücudun başka alanlarına da yayılıyor. Hastalığın son aşamasına doğru felç riski artıyor. Çiğneme, yutma ve hatta nefes almada bile sorunlar ortaya çıkıyor. Bunun dışındaki ALS belirtileri sırasıyla şöyle:

Ellerde zayıflık ve hantallık

Bacak, ayak ve ayak bileklerinde zayıflık

Ayakların uç kısımlarını kaldırmada güçlük

Konuşma ve yutkunmada zorluk

Kaslarda kramplar ve seğirmeler

ALS tanısı nasıl konur?

ALS başka pek çok nörolojik hastalıkla benzer belirtiler gösterir. Bu nedenle anlaşılması epey güçtür. Ancak ALS belirtileri şüphesiyle doktora giden bir kişi pek çok testten geçtikten sonra kesin tanı konabilir. Bu testlere bakalım:

Elektromiyografi (EMG). Bu işlemde kaslardaki elektrik deşarjı ölçülür. Test öncesinde ince iğne biçimindeki elektrotlar kasların içine yerleştirilir. Bu sırada biraz ağrı hissedebilirsiniz ve sonraki birkaç gün ufak yaralar taşırsınız. Elektrotların yerleştirilmesinden sonra kasların hareket etmesi sağlanır. Sonuçlara bağlı olarak ALS’nin varlığı ve seviyesi hakkında önemli bilgiler edinilir.

Sinir ileti çalışması. Bu testte sinirlerdeki elektriksel iletim ölçülür. Bunun için sorunlu bölgeye bazı elektrotlar yerleştirilir. Sonrasında düşük miktarlarda elektrik yollanır. Bu işlem can yakmaz. Ancak biraz rahatsızlık verebilir. Test sonuçlarına bağlı olarak hem sinirlerdeki iletim bozuklukları hem de sinirlerin iletim hızı ölçülür. 

Manyetik rezonans görüntüleme (MR). Vücudun içindeki hem sert hem de yumuşak dokuların görüntülenmesinde işe yarar. Bunun için radyo frekansları kullanılır. ALS tanısında çok tercih edilir. Çünkü bu yöntemle hem bağ dokularının, hem de kıkırdakların durumu hakkında ayrıntılı bilgi toplamak mümkündür.

Kan ve idrar testleri. Laboratuvar ortamında alınan kan ve idrar örneklerine bakılarak benzer belirtilere neden olan hastalıkların şüpheli listesinden çıkarılması mümkün olur. Bu nedenle siz de ALS şüphesiyle doktora gidecekseniz tüm bu testlere hazırlıklı olmalısınız.

Kas biyopsisi. Doktorunuz eğer sizde ALS değil de başka bir kas hastalığı olduğundan şüphelenirse kas biyopsisi isteyebilir. Bu işlem lokal anestezi altında yapılır ve sorunlu bölgedeki kasınızdan ufacık bir örnek alınır. Bu işlem canınızı yakmaz. Ayrıca alınan örnek çok küçük olduğundan kısa sürede iyileşir.

ALS tedavisi mümkün mü?

Ne yazık ki ALS’nin kesin bir çözümü yok. Ancak belirtilerin şiddetini çok düşük seviyelere düşürmek ve hastalığın seyrini yavaşlatmak mümkün. Bunlar için çeşitli tedaviler eş zamanlı olarak yürütülür. Şimdi bunlara bakalım:

İlaçlar. ALS tedavisi için kullanılan ve Amerika Gıda ve İlaç Yönetim Kuruluşu (FDA) tarafından onaylanmış ilk ve tek ilaç Riluzole’dir. Bu ilaç ALS hastası olan kişilerde omurga sıvısında fazla bulunan glutamat hücrelerini (beyinden yollanan mesajları taşımakla görevli hücreler)kontrol altına almada etkilidir. Bu şekilde hastalığın seyri yavaşlatılır ve belirtiler hafifler. Ancak ALS tedavisi sırasında belirtileri hafifletmek için kullanılan tek ilaç bu değildir. Şikayetlere bağlı olarak ek ilaçlar alınabilir. Bu şikayetlerse şöyle sıralanır:

Kas krampları

Kabızlık

Yorgunluk

Aşırı tükürük ve balgam

Ağrı 

Depresyon

Fizik tedavi. ALS insanın bağımsızlığını kısıtlayan ve başkalarının yardımına ihtiyaç duyan bir hastalık. Fizik tedavi de işte bu etkilerin azaltılmasında etkili. Yani kasların gücünü kaybetmemesi ve esnekliğini koruması için tedavi sırasında fizik tedavi almanız gerekli. 

Konuşma terapisi. ALS’nin konuşma üzerinde de etkili olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de konuşma terapisi tedavi boyunca alacağınız ek tedavilerden biri. 

Bu tedavi yollarının dışında hayatınızı kolaylaştıracak bazı ek dersler de almanız gerekebilir. Örneğin tekerlekli sandalye kullanımı ya da yürüteçle hareket etme dersleri bunlardan birkaçı. 

ALS tedavisi hakkında ayrıntılı bilgi ve durumunuza özel tavsiyeler için uzman hekimlerimize başvurabilirsiniz.