Akupunktur’un Zararları Nelerdir ?

Akupunktur’un zararları olmadığı inanılır. Akupunktur’un zararlarının olmaması için kullanılan iğnelerin steril olmaması ve doğru uygulanması gerekmektedir.

Çok eski bir tedavi yöntemi olan Akupunktur, Çinliler tarafından bulunmuştur. Bu konu üzerine yazılmış ilk eserler, ortalama M.Ö.  2000’li yıllara dayanır. Akupunktur, organlar ve vücut yüzeyinde bulunan noktalar arasındaki bağla ilgilenir. Vücut yüzeyindeki noktalarla, organları tedavi etmeyi hedefler. Günden güne uygulanma oranını artıran Akupunktur, tedavinin yanı sıra kilo vermek gibi pek çok amaçla da uygulanmaktadır. Fakat bunun zorlu bir süreç olduğunu unutmamak gerekir.

Uygulanan amaç doğrultusunda, Akupunktur’a yardımcı pek çok öğre vardır. Beslenme, uyku gibi öğeler Akupunktur’un yardımcılarıdır. Motivasyon konusunu ise hepsinden ayrı bir bölümde tutmak gerekir. Her alanda olduğu gibi bu konuda da motivasyon fazlasıyla önemlidir. Amaçlar doğrultusunda, bir başka önemli problem de çeşitli hastalıklar olabilir. Mesela, hormonal bozukluklar kilo verme hızını fazlasıyla düşürebilmektedir. Akupunktur yaptırmaya karar vermeden önce bu ve bunun benzeri durumlar kesinlikle incelenmelidir. Peki Akupunktur’un zararları nelerdir?

Akupunktur'un zararları var mı ?

Akupunktur’un zararları var mı ?

Akupunktur’un Zararları Nasıl Olur  ?

Kilo vermek elbette ki bir irade işi. Bu yolla kilo vermek isteyen bir kişi, öncelikle kararlı olmalıdır. Çünkü, kilo vermeye başlayan bir kişi, belirli miktarda kilo verdikten sonra uygulamaları yarım bırakırsa verdiği kiloyu da hızla geri almasının yanı sıra, ek olarak da fazlasıyla kilo alacaktır. Kilo vermeye başlayan bir kişi eğer ki çalışmaları yarım bırakırsa, zararlı bir etkiyi ortaya çıkartmış gibi olacaktır. Kısacası, ne yaparsanız yapın ama kesinlikle tedaviyi yarım bırakmayın. Ya hiç başlamayın ya da başladığınız yolu tamamlayın.

Akupunktur’un Zararları Var Mı ?

Akupunktur tedavisinde, uygulayan kişi oldukça önemlidir. Bu sebeple, kişinin bilgi ve becerisi ilk sıralarda yer alır. Eğer ki uygulayan kişi, yaptığı çalışmaların bilincindeyse herhangi bir problemle karşılaşılmaz. Yine aynı doğrultuda, hijyen konusu, Akupunktur’un olmazsa olmazları arasındadır. Uygulanacak yerin, steril bir ameliyathane olması gerekir ki zaten bilinçli bir uygulayıcı bu koşullar oluşmadan herhangi bir çalışma yapmayacaktır.

Kilo konusu ise Akupunktur çalışmalarının temelinde olan bir diğer konu. Kiloyu, vücuttaki sorunların öncüsü olarak gören Akupunktur, öncelikle fazla kilolardan kurtulmayı hedefler. Fakat tabii ki bu kilo vermenin de sağlıklı olması gerekir. Kısa sürede çabuk verilen kilo yerine, uzun vadede daha kalıcı olarak verilen kilolar Akupunktur çalışmalarının amacı olmalıdır. Çalışmaların bir parçası olarak, psikolojik uygulamalardan da yararlanılmalı ve kilo vermesi hedeflenen kişi, yapıcı tutumlarla desteklenmelidir.

Akupunktur’un Zararları Olmaması İçin Nasıl Uygulanmalıdır ?

Bu tedavi yönteminde, çok özel iğneler vardır. Vücutta bulunan çeşitli sinir uçlarının yer aldığı bölgelere hafifçe batırılan bu iğneler, tek kullanımlık ve steril olmalıdır. Neredeyse bir ameliyat titizliğiyle yapılması gereken uygulamaların etkisini daha da artırmak için rahatlama temel esas alınmalı. İğne fobisi olanlar içinse başka yöntemler vardır. Bunlar, iğnesiz Akupunktur yöntemleri olarak geçerler. Terapi şeklinde yapılan bu yöntemlerde, manyetik ve ses dalgalarıyla harekete geçen şok yöntemleri vardır. Bunlara da, “Adaptasyon Regülatörü” ve “Akustik Dalga Terapileri” denir.

Sonuç olarak, eğer ki doğru bir biçimde uygulanır ve iradeli bir şekilde düzen sağlanırsa, Akupunktur’un herhangi bir zararı olmaz. Ama yarım bırakılan tedaviler, verilen kiloyu hızla geri alma gibi çeşitli problemlere yol açabilir. Bu noktada da hatayı ya da zararı Akupunktur’da aramak pek doğru olmaz. Dikkat edilmesi gereken ilk konu ise, hijyen ve uygulayan kişinin yetkinliği konularıdır. Bu uygulamaları, basit bir ameliyat titizliğiyle düşünüp, hijyen koşullarına bu ölçüde dikkat etmek oldukça faydalı olur. Beklenmeyen bir etki görüldüğünde ise zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.