Şizofreni nasıl bir şey?

Şizofreni genelde hormonsal ve fiziksel değişimler sırasında ortaya çıkıyor. Ergenlik ve ilk yetişkinlik çağlarında görülme oranı yüksek.

Yaygın ve ciddi ruh sağlığı sorunlarından şizofrenide hasta toplumdan soyutlanıyor.

Düşünce, davranış, duygu, gerçeklik algısı ve başkalarıyla olan ilişki biçimleri bozuluyor.

Şizofreni sosyal ortamlarda, okulda, işte ve iletişimde işlev bozukluğuna yol açıyor.

Üstelik yaşam boyu sürüyor. Giderilemiyor ama uygun yöntemlerle kontrol altına alınabiliyor.

Genel inanışın aksine şizofreni “bölünmüş kişilik” demek değil. Şizofreni gerçekle hayal ürünü olanı ayırmada çekilen büyük güçlükle ilişkili. Şizofrenlerde gerçeklik duygusu tahrip oluyor.

Dünya karmaşık düşünceler, görüntüler ve sesler içeren devasa bir yapboza dönüşüyor. 

Şizofren davranışları dışarıdan bakınca çok garip, hatta şok edici görünebilir. Zaman zaman gerçeklik algısı kaybedilir. Kişilikte ve davranışlarda ani değişimler gözlemlenir. Bunlara psikotik epizot (dönem) deniyor.

Şizofreni düzeyi kişiden kişiye değişiyor. Kimi sadece tek psikotik epizot geçirirken bazılarında ömür boyu epizotlar görülüyor. Şizofrenler bu epizotlar arasında normal yaşamlarını sürdürebilir ama epizot aralarında eskiye (olağana) dönmekte zorluk çekebilir.

Şizofrenide  semptomlar döngü biçiminde kötüleşebilir. Veya iyileşebilir. Hiç belli olmaz.

Kaç türlü şizofreni var?

Şizofreni semptomlara bağlı olarak alt sınıflara ayrılıyor:

Paranoid: Bu alt tipte yer alan hastaların gerçek olmayan inanışları, hezeyanları olur. Biri tarafından takip edildikleri, cezalandırıldıkları düşüncesiyle boğuşurlar. Bunun dışında duyguları, düşünceleri, konuşmaları gayet normal olabilir.

Dezorganize: Bu tip şizofrenlerin genelde kafaları karışık, konuşmaları düzensiz ve dağınık olur.

Çoğunlukla duygusuz, tepkisiz, uygunsuz, aptalca veya çocukça davranışlar görülebilir. Davranışlar organize edilemez. Duş almak veya yemek hazırlamak gibi günlük işlevler bile aksar. 

Katatonik: Böyleleri hareketsiz kalır. Çevrede olup bitenlere tepki vermez. Katatonik şizofrenlerde zaman zaman yüz buruşturma vb. garip beden duruşları gözlemlenebilir. Bazen birinin söylediği sözcük veya cümle papağan gibi yinelenir. 

Katatonik şizofreni kötü beslenme, tükenmişlik sendromu veya kişisel zarar gibi sonuçlara yol açabilir.

Başka türlü adlandırılamayan şizofreni: Bu tanı semptomlar belli bir alt tipe tam olarak uymadığında konuyor.

Rezidüel: Semptomlar daha hafif. Halüsinasyonlar, hezeyanlar vb. yine var ama diğer alt tiplere göre çok daha hafif.

Şizofreni semptomları ne?

Davranış ve kişilik değişimleri dahil birçok semptom olabilir. İlk işaretler genelde aniden belirir. 

Şizofrenide en genel semptomlar üç gruba ayrılabilir: Pozitif. Dağınık. Negatif.

Pozitif Semptomlar: Bu terim sağlıklı kişilerde görülmeyen semptomlar için kullanılıyor.

Psikotik semptomları açıklayalım:

şizofreniŞizofreni toplumun yaklaşık %1’inde görülüyor.

Hezeyanlar: Gerçekle ilişkisi olmayan tuhaf inanışlar. Kişi kendisine gerçek olan gösterilmesine rağmen inançlarını bırakmayı reddediyor. Hezeyanlı biri insanların düşüncelerini duyduğuna, Tanrı veya şeytan olduğuna, bu düşünceleri kendi kafasına başkalarının yerleştirdiğine inanabilir. 

Halüsinasyonlar: Gerçekle ilgisi olmayan duyular. Olmayan şeyleri görmek.  Yoktan tuhaf kokular almak. Ağızda garip tat duyumsamak. Görünmez varlıkların dokunuşlarını hissetmek buna örnek.

Gaipten duyulan sesler şizofrenide yaygın halüsinasyonlardan. Bu sesler davranışları eleştirebilir. Yargılayabilir. Emirler verebilir.

Dezorganize Şizofreni semptomları ne?

Doğru biçimde düşünülemez. Olaylara uygun reaksiyonlar ve kararlar verilemez. Anlamsız cümleler kurulur, iletişim kurmada güçlük çekilir, konudan konuya atlanır.

Bunların dışında yavaş hareket etmek, anlamsız yazılar yazmak, bir şeyler unutmak veya kaybetmek, daire çizerek yürümek vb. hareketleri ve işaretleri tekrarlamak, normal görüntüleri, sesleri ve duyguları anlamlandırmada güçlük görülür. 

Negatif Semptomlar: Burada negatif “kötü” anlamına gelmez. Bu terim şizofrenlerde sıkça görülen semptomların o hastada görülmediğine işaret eder.  Sıralayalım:

•    Sağlıklı bireylerde olan duyguların, düşüncelerin ve davranışların yokluğu

•    Aileden, arkadaşlardan ve sosyal aktivitelerden çekilme

•    Düşük enerji

•    Motivasyon eksikliği

•    Yaşama olan ilginin, isteğin azalması

•    Temizliğe ve hijyene dikkat etmeme

•    Okulda, işte veya diğer aktivitelerde işlev bozukluğu

•    Duygusal iniş çıkışlar. Örnek: Çok mutlu. Çok üzgün.

•    Katatoni (Donmak. Uzun süre aynı pozisyonda sabit biçimde durmak).

Şizofreni neden olur?

Kesin nedeni bilen yoksa da kanser ve diyabet gibi biyolojik kökenli sorunlardan olduğu görüşü yaygın.

Şizofreni kötü yetiştirilme veya kişisel zayıflıkla ortaya çıkmıyor.

Araştırmacılar şizofreni gelişiminde rol oynayan faktörleri sıralamış:

Genetik: Sorun ailenin sağlık geçmişiyle ilgili olabilir.

Şizofreni anne babadan genlerle aktarılabilir.

Beyin Kimyası: Şizofrenlerin beyinlerinde kimyasal dengesizlikler gözlemleniyor. Bu kişilerde beyin hücreleri arasında mesaj iletimini sağlayan bir çeşit nörotransmiter olan dopamin duyarlılığı ve üretimi fazla olabilir. 

Dopamin salınımında dengesizlik beynin tepkide bulunmasına yol açar. Sonuçta koku alma, duyma ve görme duyuları etkilenir. Halüsinasyon ve hezeyan gelişebilir.

Beyin Anomali: Şizofrenlerin beyin yapılarında, işlevlerinde anormallikler var. Ancak bunlar tüm şizofrenlere özgü değil. Başka sorunlarda da benzer anomaliler gelişebilir.

Çevresel etkenler: Virüs enfeksiyonu, yoğun esrar kullanımı, zayıf sosyal ilişkiler veya yüksek stres gibi faktörlerin genetik yatkınlıkla şizofreniyi tetikleyebileceği yönünde görüşler var.

Şizofreni genelde hormonsal ve fiziksel değişimler sırasında ortaya çıkıyor. Ergenlik ve ilk yetişkinlik çağlarında görülme oranı yüksek.

Kim şizofreni olur?

Herkes olabilir. Tüm kültürlerde, ırklarda, coğrafyalarda görülebilir. Şizofrenide yaş sınır yoksa da genellikle ergenlikte (veya izleyen dönemde)  ortaya çıkıyor. Kadınları ve erkekleri aynı oranda etkiliyor.

Semptomlar erkeklerde ergenlikte veya 20’li yaşlarda, kadınlarda 20’li veya 30’lu yaşların başında görülüyor. 5 yaşın üzerindeki çocuklarda şizofreni çıkabilir fakat ergenlikten önce görülmesi ihtimali çok düşük.

şizofreni Şizofreni hastaları birçok farklı karaktere sahip olabilir.

Şizofreni tanısı nasıl koyulur?

Kişide şizofreni çağrıştıran semptomlar gözlemleniyorsa doktor sağlık geçmişini alıyor. Fiziksel muayene yapılıyor. Uzmanlar semptomlara neden olabilecek fiziksel nedenleri araştırmak için hastalara önce röntgen ve kan testleri uygulayabilir. Şizofreni tanımlayabilen özel laboratuvar testi henüz yok.

Doktor şizofreni semptomlarına ilişkin herhangi bir fiziksel neden bulamazsa hastayı ruh sağlığı uzmanlarına (psikiyatriste veya psikoloğa) yönlendiriyor. Psikiyatrist özel tasarlanmış ölçme ve değerlendirme araçlarıyla psikotik bozukları belirleyebilir.

Terapist bozukluklara tanı koymak için kişinin yaşadığı semptomları değerlendiriyor. Tutumlarını ve davranışlarını gözlemliyor. Birine şizofreni tanısı koyabilmek için bu karakteristik semptomların en az altı ay süreyle bulunması şart.

Şizofreni tedavisi nasıl yapılır?

Semptomları gidermek ve yinelemesini önlemek tedavinin en önemli hedefi. Araçlara bakalım:

İlaç: Şizofreni tedavisinde anti psikotik ilaç kullanımı yaygın. Bunlar hastayı iyileştirmez fakat hezeyan, halüsinasyon, düşünce bozukluğu gibi sorunları azaltmaya yardım eder.

Günümüzde şizofreni tedavisinde kullanılan en yeni ilaçlar: Abilify. Clozaril. Geodon. Invega. Risperdal. Saphris. Seroquel. Zyprexa.

Psikososyal Terapi: İlaçlar şizofreni semptomlarını azaltırken bazı psikolojik tedaviler de sorunla ilişkili sosyal ve psikolojik davranışları çözümlemeye yardımcı olur. Terapi seanslarıyla hastalar semptomlarını denetlemeyi ve hastalığın yineleme olasılığını önceden belirlemeyi öğrenebilir. Psiko-sosyal terapilerin içeriğine bakalım:

Hastanede Tedavi: Şizofreni tanısı almış çoğu hasta ayakta tedavi edilir. Ciddi semptomlarda, kendilerine veya başkalarına zarar verme eğiliminde olanlar hastaneye yatırılır.

EKT (Elektroşok Terapisi): Bu tedavide başa elektrotlar bağlanıyor. Beyne bir dizi elektrik şok uygulanıyor. Bu şoklar hastada kasılmalara neden oluyor. Beyinde nörotransmitter salımı tetikleniyor.

Günümüzde bu yöntem giderek daha az kullanılıyor. İlaç işe yaramadığında, ağır depresyon ya da katatoni hastalığın tedavisini sekteye uğratırsa bu seçenek gündeme geliyor.

Beyin Ameliyatı: Lobotomi belli sinir yollarını ayırmada kullanılan bir operasyon yöntemi. Bu operasyon bazı ciddi ve kronik şizofrenlerde kullanılıyor. Günümüzde nadiren gerçekleştiriliyor.

Çünkü bu operasyon geri dönüşü olmayan kişilik değişimlerine yol açabilir. Daha basit ve kullanışlı yöntemlerle daha iyi sonuçlar elde etmek mümkün olduğu için lobotomi fazla tercih edilmiyor.

Şizofrenler tehlikeli mi?

Çoğu kitap ve film şizofrenleri tehlikeli, vahşi kişilikler olarak yansıtıyor. Bu genelde doğru değil. Şizofrenisi olan birçok kişide vahşet eğilimi görülmez. 

Genel olarak bu hastalar kendilerini geri çekme, yalnız kalma eğiliminde olur. Ancak bazı durumlarda kişinin ruh hastalığı onu tehlikeli davranışlara yönlendirebilir.

Şizofrenler kendilerine de zarar verebilir. Şizofreni tanısı alan hastaların çoğu intihar riski taşır.

şizofreni Şizofreni genellikle 20 yaşların başında ortaya çıkar.

Şizofrenler dışarıdan nasıl görünür?

Doğru tedavi yöntemleriyle çoğu şizofren tatmin edici bir yaşama kavuşabilir. Psikiyatri hastanelerinde uzun dönem kalmak yerine aileleri ile birlikte toplum içinde rahatça yaşayabilir. 

Şizofreniden korunmanın yolu ne?

Şizofreniden korunmanın bilinen yöntemi yok. Erken tanı ve tedavi sorunun yinelemesini, derinleşmesini önleyebilir. Kişinin yaşamında, ailesinde, ilişkilerinde karşılaştığı sorunları azaltabilir.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

1 Cevap var

  1. 21 Mart 2014

    […] Akut gelişen bir şizofreni aşamasındaysanız […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

x
Bültene kayıt olun

Email adresinizi girin: