Hafıza Nedir ve Nasıl Çalışır?

Herhangi bir sınava hazırlanırken öğrendiğiniz bilgileri nasıl hatırladığınızı hiç merak ettiniz mi? Hafızanızda yeni anılar oluşması, bunların depolanması ve gerektiğinde hatırlanması; etrafımızda olan biteni öğrenmek ve çevremizle iletişime geçmemiz için gereklidir. İnsan hafızası üzerine yapılan çalışmalar binlerce yıl boyunca bilim ve felsefenin inceleme konusu olmuştur ve günümüz kavramsal psikolojisinin de ana başlıklarından biridir. Fakat hafıza tam olarak nedir? Hatıralar nasıl oluşur? Bu makalenin ilerleyen kısımlarında hafızaya genel bir bakışla birlikte bu soruların da cevaplarını bulacaksınız.

Hafıza Nedir?

Hafıza; bilginin edinilmesi, kaydedilmesi, akılda tutulması ve gerektiğinde hatırlanması işlemlerinin bütününe verilen addır. İnsan hafızası işlevini üç ana başlık altında gerçekleştirir: kodlama, kaydetme ve hatırlama.

Beyinde yeni anıların oluşturulması için, bilginin kullanılabilir bir şekle sokulması gerekir; bu işleme de kodlama adı verilir. Bilgi başarılı bir şekilde kodlandıktan sonra, daha sonra kullanılabilmesi için hafızaya kaydedilir. Beynimize kaydettiğimiz bilgilerin birçoğu, onları kullanmaya ihtiyacımız olduğu durumların dışında genellikle farkındalığımız dışındadır. Hatırlama işlemiyse hafızamıza kaydedilmiş anıların bilinçli farkındalığımıza taşınmasıdır.

Aşamalı Hafıza Modeli

Hafıza ile ilgili birçok model önerilmiş ve kullanılmıştır; fakat hafızanın temel yapısını ve işlevini açıklamada genellikle aşamalı hafıza modeli kullanılır. 1968 yılında Atkinson ve Shriffin tarafından önerilen bu teori, insan hafızasını duyu belleği, kısa süreli bellek ve uzun süreli bellek olarak üç farklı aşamaya böler.

Duyu Belleği ve Hafıza

 

Duyu belleği, hafızanın ilk aşamasıdır. Bu aşamada, çevremizdeki duyusal bilgiler çok kısa bir süreliğine (bu süre genellikle; görsel bilgiler için yarım saniye, işitsel bilgiler içinse 3-4 saniyedir) kaydedilir. Duyusal belleğimizin sadece belirli kısımlarına odaklanır ve bu bilgilerin sadece bir kısmının kısa süreli hafızaya işlenmesine izin veririz.

 

Kısa Süreli Bellek ve Hafıza

 

Aktif hafıza adıyla da bilinen kısa süreli bellek, düşündüğümüzün farkında olduğumuz bilgileri içerir. Freud Psikolojisinde bu belleğe bilinç adı verilir. Duyusal anılara dikkatimizi verdiğimizde, bu bilgiler kısa süreli belleğe aktarılır. Kısa süreli bellekte kaydedilen bilgilerin çoğu 20-30 saniye sonra unutulur. Fakat, bu bilgilerin unutulmaması durumunda ise bir sonraki aşamaya geçilir ve bilgiler uzun süreli belleğe kaydedilir. 

Uzun Süreli Bellek ve Hafıza

 

Uzun süreli bellek bilgilerin sürekli olarak saklandığı yerdir. Freud psikolojisinde uzun süreli bellek, bilinç öncesi ve bilinçsizlik durumu olarak adlandırılır. Uzun süreli bellekte saklanan bilgilerin çoğu, bilinç sürecinin dışındadır fakat ihtiyacımız olduğunda hatırlayabildiğimiz şeylerdir. Bu bilgilerin bir kısmını hatırlamak oldukça kolayken, diğerlerine erişmek hayli zorlu olabilir.

Hafızanın İşleyiş Biçimi

Uzun süreli bellekteki bilgilere erişmek ve bunları hatırlamak bize karar almada, problem çözmede ve etrafımızdaki insanlarla iletişim kurmada yardımcı olur. Fakat bu bilgiler hafızamıza ne şekilde işler? Uzun süreli belleğe kaydedilen bilgilerin ne şekilde kaydedildiği tam anlamıyla anlaşılamamıştır; fakat araştırmacıların bugüne dek edindiği kanaat, bu bilgilerin gruplar halinde kaydedildiğidir.

Birbiriyle ilişkili belirli bilgilerin gruplanmasında kümeleme kullanılır. Sınıflandırılması yapılan bilginin hatırlanması ve akılda kalması daha kolaydır. Örneğin, aşağıdaki kelimeleri ele alalım:

Sıra, elma, raf, kırmızı, erik, masa, yeşil, ananas, mor, sandalye, şeftali, sarı  

Yukarıda listelenen kelimeleri okumak için birkaç saniyenizi ayırın, daha sonra gözlerinizi ekrandan ayırın ve bu kelimeleri hatırlamaya ve kafanızda bir sıraya koymaya çalışın. Bu kelimeleri sıralamaya çalıştığınızda oluşan grupları bir düşünün. Birçok insan kelimeleri üç gruba ayıracaktır: renkler, eşyalar ve meyveler.

Hafızanın işleyiş biçimiyle ilgili yaygın düşünce metotlarından biri de semantik şebeke modelidir (semantic network model). Bu model, aralarında bir ilişki olan hatıra ve bilgilerin birbirlerini tetikledikleri temeli üzerine kurulmuştur. Belirli bir yerin hatırası, bu yerde gerçekleşen ya da bu yerle ilgili diğer hatıraları da tetikleyebilir. Örneğin, üniversitedeki kampüs binalarından birini düşünmeniz; burada tanıştığınız arkadaşlarınız, girdiğiniz dersler ya da çalıştığınız konular hakkındaki anılarınızın ortaya çıkmasına sebep olabilir.   

Mert Sevinç

Cevapsepeti.com yazarıdır.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

x
Bültene kayıt olun

Email adresinizi girin: