Doktor Kimdir ve Görevi Nedir?

Doktorun tanımı, görevi, karşılaştığı zorluklar ve maaşı hakkında detaylı bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz.

Doktor Kimdir?

Tababet yapan kişiye doktor denir. Doktorun en önemli görevi insan sağlığını korumak ve bozulmuş sağlığı düzeltmeye çalışmaktır. Bu amaçla doktor yer yüzünde var olan tüm hastalık durumlarının ve bunların tedavilerinin öğretildiği bir eğitimden geçer. Bu eğitim sırasında insan vücudunu ve çalışma prensiplerini öğrenir. Hastalıkları önlemek ve tedavi etmek amacıyla çalışan meslek grubudur. Doktorluk kutsal bir meslek olarak görülür.

Doktorun görevi nedir?

Doktorun Tanımı ve Görevi

Doktorluk fazlasıyla sorumluluk sahibi olmayı gerektiren bir meslektir. Her doktor hastasına dünya üzerinde o ana kadar bilinen en iyi ve en yeni hizmeti vermelidir. Hastalarının kendisine bu konuda sorgusuz sualsiz tam güvendiğini düşünerek doktor kendisini bu hizmeti sunmaya hazır halde tutmalıdır. Bu amaçla doktorlar temel eğitimlerinde çok titiz ve detaylı bir eğitimden geçmeli mevzuniyet sonrası eğitimlerine devam etmeli ve ettirilmelidirler.

Farklı doktorların farklı görevleri olur. Pratisyen hekimler, aile doktorları insanların gündelik hastalıkları ve kronik hastalıklarının takiplerini yaparlar. Soğuk algınlığı, nezle, grip, diyabet, tansiyon gibi kronik takip gerektiren hastalıkları takip eder, aşılamaları düzenlerler. 

Vücuttaki bölümlere göre uzmanlık branşları seçerek uzmanlaşmış doktorlar vardır. Örnek olarak dermatolojist cilt hastalıkları ile, Ürolojist idrar yolları ve erkek genital hastalıkları ile, jinekoloji kadın hastalıkları ile, nörolojist, beyin ve sinir sistemi hastalıkları ile iç hastalıkları uzmanı, iç organ hastalıkları ile ilgilenir. 

Ameliyatla tedavi edilen hastalıklar için cerrahi branşlar vardır. Yine organa göre uzmanlaşma olur. Beyin ve sinir sitemi ameliyatlarını yapanlar: Beyin cerrahları, kulak burun boğaz ameliyatlarını yapanlar: KBB cerrahları, kol bacak gibi uzuvlara ait ameliyatları yapanlar: Ortopedik cerrahlar, jinekolojik organların ameliyatlarını yapanlar: Jinekolojik cerrahlar, böbrek, idrar yolları, erkek cinsel organları ameliyatlarını yapanlar: Ürolojik cerrahlar, kalp ve damarların ameliyatlarını yapanlar: Kardiyovasküler cerrahlar, deri ve dış görünüşü düzeltmeye yönelik operasyonlar yapanlar: Plastik cerrahlar, sindirim ve endokrin sistemine ait ameliyatları yapanlar: Genel cerrahlardır. 

Tüm doktorlar aynı şekilde çalışmaz. Kimi doktor tüm gün hasta muayene edip tedavi verirken, kimisi günün belli bir kısmında hasta ameliyat eder. Bazı doktorlarda hastaları hiç görmeden çalışır.  Bunlar laboratuvar, radyoloji departmanları, araştırma ve eğitim hizmetleri ile ilgilenen doktorlar olabilir. 

Genel olarak bakıldığında doktor önce hastasını görür. Onunla konuşur ve hastalığı hakkında kafasında çeşitli düşünceler ve tahminler oluşturur. Ardından bu tahminleri doğrulamak veya hastalığı anlamak için çeşitli labarotuvar ve radyolojik testler ister. Sonra hastasını tekrar bu testlerle beraner değerlendirir. Hastalığın tanısını koyar. Tedaviyi düzenler. 

Doktorlar güncel tedavileri bilmek, bunun için devamlı eğitim almak, yoğun bir tempoda çalışmak ve mesai saatleri dışında oluşabilecek acil hastalıklar için hazır olmak zorundadır. 

Doktor yemini nedir?

Doktorlar mezuniyet törenlerinde etik değerlere bağlı kalacaklarına dair yemin ederler. Böyle bir garanti vererek bu çok önemli mesleği uygulama hakkını kazanırlar. Çok eski zamanlardan beri bu uygulama, tıp alanında kötü uygulamaların önüne geçilmek için yapılmıştır. Hipokrat tarafından yazıldığı düşünülmektedir.

Hipoktrat Yemini

Hipokrat yemini şöyledir:

Orjinal Hali

“Hekim apollon aesculapions, hygia panacea ve bütün tanrı ve tanrıçalar adına!… and içerim, onları tanık ve şahit tutarım ki, bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim. Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Paraya ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde onun çocuklarına bu sanatı bir ücret veya senet almaksızın öğreteceğim. Reçetelerin örneklerini, ağızdan bilgileri şifahi malumatı ve başka dersleri evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve hekim andı içenlere öğreteceğim. Bunlardan başka bir kimseye öğretmeyeceğim. Gücüm yettiği kadar tedavimi hiçbir vakit kötülük için değil, yardım için kullanacağım. Benden ağı ( zehir ) isteyene onu vermeyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim. Bunun gibi gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim. Fakat hayatımı tertemiz bir şekilde kullanacağım. Bıçağımı mesanesinde taş olan muzdariplerde bile kullanmayacağım. Bunun için yerimi ehline terk edeceğim. Hangi eve girersem gireyim, hastaya yardım için gireceğim. Kasıtlı olan bütün kötülüklerden kaçınacağım. İster hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan mazarrattan sakınacağım. Gerek sanatımın icrası sırasında, gerek sanatımın dışında insanlarla münasebette iken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım. Vegrorum arcana visa, audita intellecta nemo eliminet.”

Günümüzdeki Hali

“Tıp fakültesinden aldığım bu diplomanın bana kazandırdığı statü,hak ve yetkileri kötüye kullanmayacağıma, hayatımı insanlık hizmetlerine adayacağıma,hastalarımı memnun edeceğime, insan hayatına mutlak surette saygı göstereceğime,mesleğim dolayısıyla öğrendiğim küçük sırları saklayacağıma, hocalarıma ve meslektaşlarıma saygı ve sevgi göstereceğime dil,din, milliyet, cinsiyet,takım, ırk ve parti farklarının görevimle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime, mesleğimi dürüstlükle ve onurla yapacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”

Doktorun yapması ve yapmaması gerekenler

Doktorun yapması ve yapmaması gerekenler

Doktorların meslek amaçları insana yardımdır. Yardım edilecek insanın ırkı, dini, mezhebi, dili, milliyeti hiç önemli değildir. Doktor insanların mahremiyetine saygı gösterir. Sırlarını saklar. Her ne kadar bu mesleğin yapılması karşılığında bir maddi kazanç elde edilse de bu kazanç hiç bir zaman amaç olmamalı araç olmalıdır. Araç olmalıdır çünkü uygulanan bu mesleğin değeri çok büyüktür. Toplumun her kesiminden insanların sıkıntılı anlarında yanlarında olan, onlara çare bulan, bu çareleri bulmak için hayatının büyük bölümünü eğitimle geçirmiş ve güncel yenilikleri takip etmek zorunda olan bir kişinin maddi sıkıntısı olmamalıdır. Ancak maddi hırslarla yapıldığı taktirde meslek tehlikeli hale gelebilmektedir. 

Doktorların en sık karşılaştığı sorunlar

Doktorluk son yıllarda en büyük değişime uğrayan meslek gruplarından biri olmuştur. Yıllarca aynı usül ve tekniklerle yürütülen tababet son 20 yıl içerisinde teknolojik gelişmelerle beraber hızlı bir değişim yaşamaktadır. Elektronik ve teknolojik cihazlar tıbbın her alanını istila etmiş, hasta hizmet kalitesini yükseltmiştir. Artık tahliller daha doğru, görüntüleme merkezleri son teknoloji ile donanmış durumda, teşhisler daha doğru konur hale gelmiştir. Operasyon teknolojilerindeki müthiş yenilikler tedavileri çok daha başarılı hale getirmiştir. Kısaca son 20 yılda tıp çağ atlamıştır. 

Bu yeniliklerin elbette bir bedeli vardır. Tüm dünyada yaşanan bu gelişmelerle tıb dünyası modern alet edevata, dolayısı ile dış ülkelere bağımlı hale gelmiştir. Çok büyük yatırımlarla sahip olunan bu cihazlar hekimliği bireysel uygulanabilen bir meslek olmaktan çıkarmış, hastaneleri büyük şirketler haline getirmiş, hekimleri de bu şirketlerin çalışanları haline getirmiştir. 

Geçtiğimiz yıllarda kazandığı ile kendisini ve ailesini geçindirmeye çalışan hekimin sırtında şu anda koca koca hastaneler, tüm bu hastanedeki çalışanlar, sıklıkla yenilenmesi gereken bir dünya modern aletin masrafları vardır. Hekim emeğinin ancak bir kısmını artık evine götürebilmekte bu yüzden de eskiye oranla daha çok çalışarak daha çok iş üretmek zorunda kalmaktadır.

Artık kitap okumak, kongre takip etmek, güncel bilgileri yakalamaya çalışmak ikinci planda kalmıştır. Hele yorucu tempo sonrası bir tatil yapıp kendine gelmek akla bile getirilmemelidir. Çünkü hekimin sabit aldığı bir maaşı kalmamıştır. Hakediş adı verilen bir sisteme göre kazandığının belli bir kısmı kendisine verilerek çalıştırılmaktadır. Bu durumda uzun tatiller mali kriz anlamına gelmektedir. 

Yatırımı hekim bilgisinden çok teknolojik aletlere ve bina görünümüne yapmak zorunda olan hastanelerde her mali krizde hekimlere verdikleri ücretlerde kısıtlamalar oluşturarak cendereyi daraltmaktan hiç çekinmemektedirler. 

Devlet hastanesinde çalışan doktorların hali ise bir başka acı tablodur. Devlet yıllarca bu meslek grubunda kaliteli insanları çalıştırmak amacıyla doktorlara özel muayene açma hakkını tanımıştır. Doktorlarda gayet onurlu bir şekilde yine özveri ile mesai saatlerinde devlet güvencesi ile maddi durumu iyi olmayan insanlara hizmet vermişler mesai saatleri dışında da maddi durumu daha iyi olup daha özel hizmet almak isteyenlere hizmet vermişlerdir. 

Bu yolun kapanması sanılmasınki hastaların avantajına olmuştur. Evet hastalar artık ceplerinden para ödeyip özel doktor muayenehanesine gitmiyorlar. Çünkü onlar artık SGK güvencesi kullandıklarını zannederek yine kendi ceplerinden milyonlarca lirayı fark adı altında, özel hastanelere, bunların patronlarına, çalışan yüzlerce personeline, yurt dışından getirilen milyon dolarlarlık teknolojik aletlerine ve bir de onlara bu hizmeti sunan doktorlarına ödüyorlar. Geçmiş olsun. 

Doktorların özel ve devlet hastanesinde aldığı maaşlar ne kadardır?

Doktorlar ne kadar kazanıyor? Bu gün ülkemizde devlet hastanelerinde çalışan pratisyen hekimler 2-3 bin arası, uzman hekimler 5-7 bin TL arası, özel hastanelerde çalışan uzman hekimler 7-10 bin TL arası para kazanmaktadır. 

Şeyda Yavuzlu

Cevapsepeti.com yazarıdır.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

x
Bültene kayıt olun

Email adresinizi girin: